Türkiye’nin intihar haritası ve Albert Camus

“CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun önergesini cevaplandıran Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, 2014-2017 yılları arasında intihar eden kişi sayısının toplam 9 bin 479 kişi olduğunu bildirdi.” Haber böyle. İntihar eden sayısı ve bölgelere ve yaş gruplarına göre intihar edenlerin dağılımını ile ilgili bilgiler, haberin devamında verilmiş. Kaynak sağlam: TÜİK!

Dostoyevki’nin romanlarında 17 karakter intihar etmiş. Anna Karenina da intihar etti. Madam Bovary de. Hem edebiyatçıların kendilerinin hem de eserlerindeki kahramanlarının intiharları toplumda ciddi karşılık bulmuştur.  İngiliz şair Thomas Chatterton, 1770’de intihar ettiğinde henüz 18 yaşındaydı. Bu hadiseden dört yıl sonra kaleme alınan Goethe’nin “Genç Werther’in Acıları” romanı İngiltere‘de Chatterton ile başlayan intihar akımını Avrupa’ya taşır. Adına “Werther intiharı” denilen bu aşk intiharı salgını Avrupa’da kalmayıp Çin’e kadar yayılmıştır.

Sadece edebiyatın konusu değil intihar. Din, felsefe, sosyoloji, psikoloji vs…  Batı’da ve Türkiye’de sosyolojinin kuruluşuna ve gelişimine katkısı olan Saint-Simon, Auguste Comte, Michel Foucault, Ziya Gökalp intihar girişiminde bulunmuş düşünürler. Walter Benjamin ve Gilles Deleuze ise hayatlarına intihar ederek son verdiler.

İntihar, sosyoloji tarihinin en önemli kitaplarından birinin adı. Durkheim kitabında her toplumun büyük toplumsal dönüşümler ya da olağandışı durumlar olmadıkça durağan kalan, kendine özgü bir “toplumsal intihar oranı” bulunduğunu belirterek, “bu da intiharın bir toplumsal olgu olduğunu kanıtlar” demiştir. Durkheim’ın bulgularına göre, Yahudiler Katoliklerden, Katolikler Protestanlardan daha az intihar ediyor. Müslümanların yaşadığı ülkelerde Yahudilerden de düşük intihar oranları.

Albert Camus’ya göre intihar, önemli tek felsefe sorunudur. Ona göre, hayatın yaşanmaya değip değmeyeceği konusunda yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir. “İnsanın her gün yaptığı en iyi şey intihar etmemeye karar vermektir” der Camus ve ferdî düşünce ile intihar arasındaki ilişkiyi sorgular: “Kendini öldürmek bir anlamda, melodramlarda olduğu gibi içindekini söylemektir. Hayatın bizi aştığını ya da hayatı anlamadığımızı söylemektir”

Camus’ya göre intihar temel bir çelişme içerir: Hayatı anlamsız bularak intihar eden insan, aslında bu eylemiyle uğrunda yaşayabileceği bir anlamın varlığını kanıtlar. Hayat anlamsızsa, insanın eylemde bulunmak, dolayısıyla da intihar etmek için nedeni yoktur. İntihar eylemi, anlamı varsayar; ayrıca “dünyayı ateşe vererek” yani başkalarını da öldürebileceği halde tek başına ölmeyi seçen insan, en azından öteki insanların yaşamlarında bir değer görmüştür.

Türkiye’de yetkililerin intihar oranları ile istatistik toplamanın ötesinde Albert Camus okumalarında fayda var. Kitabın adını da söyleyelim: Sisifos Söyleni

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.