“Sömürülen Şair”: Charles Baudelaire

Baudelaire için Batı’da “sömürülen şair” denmesi sebepsiz değildir. Şiirde zirve olan bu Fransız yazarı aşamayanlar ondan çalmayı marifet bilmiştir. T. S. Eliot’ın “Kötü şair taklit eder, iyi şair çalar.” sözü aynı zamanda bir tespittir de. Birçok büyük Türk şairinin mısraları ile Baudelaire’in mısraları arasında benzerlikler dikkat çekicidir. Bu suçlamaya muhatap olan pek çok büyük şairimiz vardır: Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Necip Fazıl, Ahmet Muhip Dıranas… Baudeliare’in büyüklüğüne dair söylenmiş bazı önemli sözler şöyle:
“Baudelaire’in çok nazlı, çok ince, benzersiz ve yumuşak bir ruhu vardı; hayatın ilk darbesiyle kırıldı.” Ferdinand Buisson

“Baudelaire’le kâinatım değişti.” Ahmet Hamdi Tanpınar

“Her zaman kırışmış geniş kaftanın yakasından çıkan, hep bambaşka duran şu kafayı görünce, bir daha unutulmayacak iki gözün, o iki kahve damlasının arasındaki iri kanatlı burnu görünce –sıkılmış, kederli, kötü dudaklar, vaktinden önce kırlaşmış, kâh çok kısa kâh çok uzun saçlar; papazlar gibi tıraş edilmiş, tüysüz bir surat-, yanından geçip giden biri, adeta endişeyle şöyle düşünüyordu: ‘sıradan birisi değil bu adam.’” Nadar

“Paris’te genç iken koyu Baudelaire-perest idim. / Balkon’la, Yolculuk’la, Güzellik’le mest idim.” Yahya Kemal Beyatlı

“Sözcükleri onun sayesinde anlamayı öğrendim; sözcüklerin rengini, ağırlığını ve her sözcükte bulunan müziği ve kokuyu, rengi, yani şiirde görülebilen rengi, koklanabilen kokuyu.” Nazım Hikmet

“Şairlerin Tanrısı” Arthur Rimbaud

“Baudelaire ‘iyilikle severek, kötülük içinde yaşadı’ ve sonunda Fransa’ya soğuk umutsuzluk seslerinin duyulduğu karanlık, zehirli şiirler bırakarak öldü.” Maksim Gorki

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.