Osmanlı tarihine dair duayen tarihçi Mehmet Genç’le mülakat

Mehmet Genç, hiç şüphesiz yaşayan en büyük tarihçilerimizden birisi. Çok sayıda eseri yok ama bugün gerçek bir klasik olarak kabul edilen “Osmanlı İmparatorluğunda Devlet ve Ekonomi” adlı kitabı, her türlü övgüyü hak eden bir eser. Kitabın Ortası dergisinin beşinci sayısına verdiği mülakatta da kitabın ortasından konuşmuş. Sorulara verdiği bazı cevaplar, özellikle bilimle, tarihle meşgul olmak isteyenler için oldukça önemli.

Mehmet Genç’in en önemli özelliklerinden biri de genç yaşta kaybettiğimiz büyük sosyolog Erol Güngör’ün yakın arkadaşı olması. Mülakatta Güngör’ün adı geçmese de, diğer gençlik arkadaşlarının adını öğreniyoruz. Onlar da kendi alanlarında değerli isimler. Sezai Karakoç, Mehmed Şevket Eygi, Ergin Günçe, Mete Tunçay, Taner Timur ve Cemal Süreya. Böyle farklı dünya görüşüne sahip yakın arkadaşları oluyor Mehmet Genç’in gençliğinde. Bu farklılıklara rağmen aralarındaki saygılı ilişkiyi şöyle anlatıyor Genç: “Ben milliyetçi ve dindar bir görüşe sahiptim. Sezai (Karakoç) ve Şevket Eygi Müslüman idiler. Mete Tunçay ve Taner Timur Kemalist idiler. Ergin Günçe Marksistti. Erken yaşta vefat etti. Komünist, Marksist, sosyalist arkadaşlarımız vardı. Her tipte insan vardı. Hepimiz çok okuyorduk. Yoğun tartışmalarımız olurdu ama birbirimizi incitmezdik. Kavga etmek aklımıza bile gelmezdi. Aile fertleri gibiydik. Hiçbir arkadaşıma kızdığımı hatırlamıyorum.”

Mehmet Genç’in Haydarpaşa Lisesi’nden öğretmeni olan Nihal Atsız, onun hayat çizgisinde çok önemli bir rol oynar. Genç’in bir bilim adamı olma düşüncesinde, Atsız’ın etkisi büyük olmuş: “Nihal Atsız’dan millî tarihimizin ne kadar önemli olduğunu öğrendim. Tarihle ilgili verdiği bilgiler benim beklentilerime çok uyuyordu. Atsız, bende açılmayı bekleyen potansiyeli harekete geçirdi. Bizim muhafazakâr hayatımızda milliyetçilik çok önemli bir yer tutar. Nihal Atsız benim tanıştığım dönemde yani 1950’lerde Müslüman değildi. Fakat İslam’a çok saygılı bir insandı. Bunu milliyetçilikle temellendiriyordu. Türk tarihini çok iyi biliyordu. Türklerin İslam sayesinde çok büyük şeyler yaptığının bilincindeydi ve onun için büyük saygı duyuyordu. Çok zarif bir insandı. Öğretiyordu, fakat öğretirken incitmemeye dikkat ediyordu. Matematiği sevmeme rağmen milliyetçiliğin de ciddi düşünülecek bir alan olarak karşıma çıkması beni sosyal bilimlere yönlendirdi. Nihal Atsız’ın bunda büyük payı oldu.”

Eğitimi sırasında tüberküloz hastalığına yakalanan ve altı ay hastanede tedavi olan Genç, bu zamanı da çok iyi değerlendirirve sürekli okur. Tedavisi için sırtüstü yatmak zorunda olması sebebiyle, kitapları o şekilde okumak zorunda kalır. Hastalanmadan önce matematik ve felsefe kitapları okurken, artık okuduğu kitaplar da farklı olacaktır: “Liseden itibaren önce matematik, sonra felsefeyle ilgilendim. Edebiyata kapalıydım. Müzikle de ilgilenmezdim. Batı müziğini hiç sevmiyordum. Rahmetli Osman Yüksel Serdengeçti harika bir insandı. Bana Dostoyevski’nin kitaplarını getirirdi. Edebiyatı tanıdım ve edebiyat hiç fena değilmiş dedim. Ardından Shakespeare, Goethe, Kafka, Unamuno, Gogol, Çehov gibi bütün büyük edebiyatçıları okudum. Bu benim için çok önemli, yepyeni bir dünya idi.”

Mehmet Genç’in eserinin en önemli özelliği, Osmanlı tarihi hakkında birçok ezberi bozmuş olmasıdır. Tabii bunu yapabilmek için de kaynaklara son derece hâkim olmak ve çok çalışmak gerekir ki, Mehmet Genç, yarım yüzyıldan fazladır arşivlerde kaynakları incelemiş bir tarihçi. “Batı Dünyasındaki Sanayi Devriminin Osmanlı Sanayine Etkisi” adlı doktora tezini hazırlamak üzere 1966 yılında araştırmalarını derinleştirmek için Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde çalışmaya başlayan Genç, 51 yıl boyunca Osmanlı arşivlerini incelemiş. Verdiği mülakatta tecrübelerini şöyle anlatıyor: “Arşivleri inceledikten sonra Osmanlılar hakkında ortada uçuşan bilgilerin pek gerçeğe tekabül etmediğini, ‘Osmanlının Avrupa’daki gelişmelerden haberi yoktu’ iddiasının doğru olmadığını gördüm. Okurken bile çok zor anlaşılan o sofistike metinleri yazanlar acaba kaç müsvedde yaptılar diye merak ettim ve arşivden müsveddelerini bulduğum zaman özellikle inceledim. Bir tek yanlış görmedim. Müsvedde üzerindeki düzeltmeler sadece fikir üzerine yapılmıştı. Dil ve gramatik bakımından müsveddeler de kusursuzdu. Demek ki Osmanlı bürokratları çok iyi yetişiyorlardı. Avrupa’daki gelişmelerin farkında oldukları bizzat kendi ifadelerinden açıkça anlaşılıyordu. ‘Avrupalılar iktisadi başarılarını kazanmak için birtakım politikalar uyguladılar. Bunları Osmanlılar bilmiyorlar, bu yüzden biz geri kaldık’ diye düşünülüyordu. Arşivleri inceledikten sonra bunları çok iyi bildiklerini, fakat benimsemediklerini anladım. İslami hayatın gereği olan eşitliği sürdürmek için benimsemediler. Kimsenin aç ve fakir kalmaması için, kurdukları düzeni devam ettirmek istediler. Bunları bilerek yaptıkları, bürokrasinin bize bıraktıkları belgelerden açıkça anlaşılıyor; kitabımda bunları anlattım.”

Mehmet Genç, dergiye verdiği mülakatın sonunda Türkiye’nin en esaslı sorunlarından bazıları hakkında çok önemli tespitlerde ve tavsiyelerde bulunuyor: “İnsanın potansiyeli bakımından Afrika’daki zenciyle New York’taki beyaz adam arasında bir fark yok. Kültürel ve yetişme farkları var. Bunların hepsinde yüzde bir civarında zeki insan bulunur. Yüz zeki insanda da bir üstün zekalı oluyor. Gençlerimizi Batı’ya gönderiyoruz. Onların içinden üstün zekâlıları pek geri alamıyoruz. Bizim bunu fark edip önlem almamız gerekiyor. Devletin yetkilileri de bu milletin geleceği ile ilgili hayati kararları almakta pek acele etmiyor ve bu konuda fazla kafa yormuyorlar. 200 üniversite var. Bunlarda Batı’nın ilmini öğreniyor ve öğretiyoruz. Ama üniversitelerden ayrı olarak bizzat ilim yapmak üzere oluşturulmuş kurumlarımız maalesef mevcut değil. İlmi, fert olarak yapan insanlar var. Fakat Batı’nın ilmi, ferdin yaptığı bir ilim değildir. Batı’dan gelen ilimlerin hepsi bir grup çalışmasının eseridir. Mimar Sinan, Süleymaniye Camii’ni tek başına yapmış olabilir mi? Bir grup insan bir araya geliyor ve bu işi yapıyorlar. Tek başına ilim yapılmaz.”

Mülakatın tamamı için:

http://www.dunyabizim.com/kitabin-ortasi-dergisi/28074/mehmet-genc-ile-hayatini-ve-ilim-yolculugunu-konustuk

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.