Nobel Edebiyat Ödülü verilmeyen büyük yazarlar

Nobel edebiyat ödülü verilmeyen bazı yazarların edebiyat tarihinde yeri, bu tek kelime ile ifade edilecek olursa, zirve olabilir. Aşağıdaki listede yer alan yazarlar, edebiyat ödülünün edebiyat dışı sebeplerle de verildiğini ve verilmediğini gösteriyor. Ödül verilenlerin milliyetine bakıldığında, Avrupa merkezli bir değerlendirme içinde olunduğu ortada. Afrikalı büyük yazar Chinua Achebe, ödüle layık görülmedi. Nadir de olsa Avrupa dışı ülkelerin yazarlarına ödül verilmesi, bu eleştirilerin yapılmasını engellemiyor.

 

Lev Tolstoy:(1821-1910) Tolstoy ve Nobel edebiyat ödülü üzerine çok şey yazıldı şüphesiz ama bu konuda en isabetli düşünceler Elçin’den gelmiştir: “Nobel’e heves eden, fakat bu ödülü alamayan yazarlar için Tolstoy örneği büyük bir teselli olabilirdi. Fakat muhtemelen olamıyor; çünkü içlerinden hiçbiri Tolstoy değil.” Dostoyevski’nin büyük bir yazar olmadığını –mesela Nabokov- iddia edenler olmuştur fakat söz konusu Tolstoy olduğunda buna cüret edebilen yoktur.

Anton Çehov: (1860-1904) Çehov, Nobel edebiyat ödülleri verilmeye başlandıktan birkaç yıl sonra öldü. Tolstoy’a verilmeyen ödül, Çehov’a zaten gidemezdi. Sıradan bir Fransız şair olan Sully Prudhomme, eserlerindeki ‘artistik mükemmelliği ve yüksek idealizmin kanıtları’ dolayısıyla ödülü alırken, dünya edebiyat tarihinin en büyük hikâyecilerinden bir olan Çehov, ödüle layık görülmedi. Ondan en çok etkilenen yazarlardan biri olan Katherine Mansfield, Çehov’un ölümü üzerine şunları söyledi: “Ah Çehov! Neden öldünüz? Sizinle akşamları karşılıklı oturup, hayattan söyleşebilirdik…”

Marcel Proust: (1871-1922) Graham Green ve Cemil Meriç, Proust’u 20. yüzyılın en büyük romancısı kabul eder. Nobel alan hiçbir yazar Marcel Proust’tan daha büyük değildir. Nobel ödülü Proust’a verilmese de, ödülü alan birçok yazarın Proust’tan etkilendiğini biliyoruz. Mesela 2017 yılında ödülü kazanan Kazuo Ishiguro, en çok etkilendiği yazarların Dostoyevski ve Proust olduğunu söylemişti.

Virginia Woolf: (1882-1941) Ceplerine taş doldurarak bir ırmağa kendini atmaya karar verdiğinde, ardında dünya edebiyat tarihinde yer etmiş eserler bırakıyordu. Nobel almadı ama bir yazar için söylenebilecek en güzel sözler söylendi hakkında. “Virginia Woolf kulağa hoş gelmeyecek hiçbir kötü cümle yazmamıştır.” dedi onun için Truman Capote.

James Joyce: (1882-1941) Joyce öldüğünde, karısı Nora Barnacle Joyce’un ardından “Kaçığın biriydi” demiştir. O eserlerin kaçık olmayan birinden sâdır olması zaten ihtimal dâhilinde değildir. 20. yüzyılda Joyce’un etkisi o kadar büyük olmuştur ki, sadece edebiyat alanında değildir bu etki. Carl Gustav Jung şöyle der: “Sizin Ulysses ile insanların önüne koyduğunuz psikolojik problem ortalığı öylesine allak bullak etti ki, kitap yayınlandığından beri psikolojide otorite olduğumu düşünen kim varsa beni arıyor.”

Franz Kafka: (1883-1824) Kafka, adına edebiyat ödülleri verilen bir yazar. Bugün klasik olmuş eserleri dünyanın birçok diline tercüme ediliyor. Eserleri, Nobel alan birçok yazar için ilham kaynağı. Nobel ödüllü yazar Gabriel Garcia Marquez onun için “Kafka, başka bir şekilde yazmanın da mümkün olduğunu gösterdi” diye söyler.

Vladimir Nabokov: (1889-1977) Yasaklı kitabı Lolita, 20. yüzyılın en büyük romanlarından biri kabul ediliyor. Sadece Lolita değil diğer eserleri de onun ne denli önemli bir yazar olduğuna şahitlik edecek seviyede. Nabokov’a da ödül verilmedi, 1974’te aday gösterilmiş olmasına rağmen.

Jorge Luis Borges: (1899-1986) Borges’in ödüle layık görülmemesinde siyasal sebepler rol oynadı. Latin Amerika edebiyatını, onsuz düşünülemeyecek seviyede etkileyen bir yazara Nobel verilmemiş olması, başka türlü açıklanamaz.

 

W.H. Auden: (1907-1973) Britanya doğumlu Amerikalı şair W.H. Auden, şiir dışında tiyatro, deneme gibi türlerde de eserler vermiş büyük bir yazardı. İsveçli devlet adamı Dag Hammarskjöld tarafından ödüle aday gösterildi ancak ödüle layık bulunmadı.

 

Cengiz Aytmatov: (1928-2008) Aytmatov, Tanrı dağlarının ihtişamını eserlerine yansıtmış büyük bir yazardı. Aday gösterilmiş olmasına rağmen ödül verilmedi. Onun dünyada tanınmasında ve eserlerinin 150’den fazla dile çevrilmesinde etkili olan Louis Aragon, Aytmatov’un Cemile adlı eseri için “yazılmış en güzel aşk hikâyesi” demişti.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.