New York’ta öğrenci olmanın tarifsiz kazanımları

Hiç şüphesiz hayatınızda yaşayacağınız en önemli dönemlerden biri, yurtdışında eğitim görmek. Hele ki herkesin bir gün mutlaka gidip görmek istediği New York . Gitmeye karar verdiyseniz…

Bilindiği gibi hangi üniversiteden, hangi bölümden mezun olursanız olun, sizi rakiplerinizden bir adım öne taşıyacak donanımınız yoksa işiniz biraz zor olabilir. Bu donanımlardan en önemlisi, yabancı bir dil öğrenmek ve iyi bir şekilde konuşmak. Ne yazık ki, bunu bulunduğunuz ülkede başarabilmek pek de kolay değil. Ancak yabancı bir ülkeye gidip de dil öğrenmeye karar verdiğinizde, işte o zaman hayatınızda hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı yeni bir döneme giriyorsunuz demektir. Yaptığınız eğitim ziyareti Amerika Birleşik Devletleri‘nin en çok ziyaret edilmek istenen bölgelerinden biri olan New York’a ise, ömrünüz boyunca unutamayacağınız bir deneyim yaşayacaksınız. Gelin bu deneyimin aşamalarına hep birlikte bakalım…

New York Times

   1.Aşama: Karar verme süreci

Diline ve kültürüne hakim olmadığınız yeni bir ülkeye gitmek ve bu ülkede tek başına ayakta kalma savaşı vermek kolay bir süreç değil. Öncelikle bunun artılarını iyi değerlendirmek gerekiyor. Ancak her ne kadar artılarının oldukça fazla olduğunu bilseniz de bu kararı vermek bazen uzun bir süreç gerektirebiliyor. Bu süreçte (belki de hayatınızda hiç yapmadığınız kadar çok) araştırma yapmanız gerekecek. Nasıl bir ülkeye gidiyorsunuz? Nasıl bir okula gideceksiniz? Masraflarınızı nasıl karşılayacaksınız? Bu soruların yanıtlarını ararken gitmekten vazgeçme noktasına geleceksiniz. Ama orada durun! Ne demişler; “No pain no gain!” Hiçbir şey, bedelini ödemeden kazanılmıyor. Yılmak yok…

2.Aşama: Vize süreci

Birinci aşamadan sonraki en zorlu ikinci sürece gelelim. Burada da “No pain no gain” mottosunu unutmamalı. Amerika, F1 adı verilen bir öğrenci vizesiyle, ‘uygun gördüğü’ kişileri, eğitim alabilmeleri için ülkesine alıyor. Bunun için sizden istenen belgeleri eksiksiz hazırlamanız, New York’ta bir dil okulu bulmanız ve bu okulla iletişime geçerek kaydınızı yaptırmanız gerekiyor. Tabi bir de kalacak yer bulmanız gerekiyor. Eğer bir ‘work and travel’ firmasıyla seyahat etmiyorsanız, dil okullarının öğrenci yurtları veya okula ait evler sizin için büyük nimet. Okulun size göndereceği belgelerle konsolosluğa başvuru yapıyorsunuz. Vizeniz onaylanınca yaşayacağınız mutluluğu uzun bir süre unutmayacaksınız.

Özgürlük Heykeli

   3.Aşama: Merhaba New York!

Bütün zorlu süreçleri geçtiniz, herkesle vedalaştınız ve New York uçağına bindiniz. Yaklaşık 12 saatlik heyecan dolu bir yolculuk sizi bekliyor. Uçakta içiniz içinize sığmıyor, bir an önce varmak istiyorsunuz. New York ile aramızda olan saat farkı sebebiyle, yola çıktığınız gün sizin için epey uzun olacak. Ancak yaşadığınız heyecan yorgunluğunuzu unutturacak. Ve nihayet oradasınız! Merhaba New York… Kıt kanaat İngilizcenizle yol soracaksınız ve aldığınız cevaptan muhtemelen pek bir şey anlamayacaksınız. O nasıl hızlı konuşmak öyle? Ama panik yok… Zaman geçtikçe farkında olmadan her şeyi anlayabilir kıvama geleceksiniz. Sadece biraz sabır… Kalacağınız yeri ve okulunuzu bulup yerleştikten sonra hiç vakit kaybeden kendinizi New York caddelerine bırakacaksınız. Keşfedilmeyi bekleyen ne çok yer var! Times Meydanı, Madison Meydanı, Central Park, Broadway ve daha nicesi… Heyecanlanmayın, vaktiniz bol!

   4.Aşama: Aman Allah’ım! Homesick!

Keşfedilmeyi bekleyen yerleri gezerken ilk günleriniz ne güzel geçti… Ancak sizi bekleyen kaçınılmaz sorunlardan biri kuşkusuz homesick (ev/vatan hasreti)! Ailenizi, arkadaşlarınızı ve hatta ülkenizin o mis yemeklerini çok özlediniz. Her fırsatta telefona sarılıp arkadaşlarınızı, ailenizi aradınız. Ama korkmayın! Bir iki haftaya bu da geçecek. Buna da alışacaksınız.

New York Hudson Nehri

    5. Aşama: Okul ve Öğrencilik

Gelelim New York’ta asıl bulunma amacınıza… Birleşmiş Milletler gibi bir sınıfa girmeye hazır mısınız? Hiç ummadığınız ülkelerden çok güzel insanlarla bir araya geleceksiniz. . İşe onlarla kaynaşarak başlayabilirsiniz. Korkmayın! Onlar da sizin kadar İngilizce biliyor. Sohbet etmekten çekinmeyin. Hepiniz aynı amaç için oradasınız. Kendi ülkenizde gördüğünüz eğitimi yabancı bir dil öğrenerek taçlandırmak istiyorsunuz. Kuracağınız arkadaşlıklar da yanınıza kar… Gününüzün en az yarısını okulda geçireceksiniz. Okuldaki eğitmenler, sizin İngilizce öğrenmek için orada olduğunuzun farkında olacak ve ona göre anlatacak, ona göre konuşacak. Çoğu kez anlayabildikleriniz karşısında siz bile şaşkına döneceksiniz. İşte o zaman içinizde bir kıpırtı oluşacak. Ders aralarında arkadaşlarınızın ana dillerinden kelimeler bile öğreneceksiniz. Ve elbette onlara kendi dilinizden kelimeler öğreteceksiniz. Arkadaşlarınızla ettiğiniz sohbetler sayesinde dil öğrenmede ne kadar hızlı ilerlediğinizi anlayacaksınız. Girip çıktığınız her yerde İngilizce konuşacaksınız. Zaman geçtikçe hem New York’a, hem okulunuza hem de arkadaşlarınıza alışacaksınız ve çok güzel zaman geçirmeye başlayacaksınız. Özgürsünüz! Okuldan sonra arkadaşlarınızla çok güzel vakit geçireceksiniz. Sadece dil öğrenmekle kalmayacak, onlarca farklı kültür ve hayata bambaşka bir pencereden bakmayı öğreneceksiniz. Geçirdiğiniz ilk bir ayın sonunda kendinize kuracağınız cümle “İyi ki gelmişim” olacak.

Brooklyn
Brooklyn Köprüsü

  6.Aşama: Part-time İş

Her şey çok güzel giderken biraz para kazanmak isteyebilirsiniz. Öğrenci vizesiyle çalışmanız aslında yasal değil ancak yarı zamanlı iş bulmanız hiç de zor değil. Arkadaşlarınızdan bir çoğunun büyük ihtimalle yapacağı gibi, siz de yarı zamanlı bir iş bulabilir ve okuldan sonraki zamanlarınızda para kazanabilirsiniz. Bunun için alışveriş merkezlerinde stantlar, sandviç dükkanları, pizzacılar sizi bekliyor olacak. Çalışırken çok fazla insanla muhatap olabileceğinizden, okulda öğrendiğinizden çok daha hızlı İngilizce öğreneceğinize emin olabilirsiniz. Bu sebeple iş kısmı aslında biraz da önemli. Para kazanmanın yanında dilinizi de geliştirebilirsiniz.

  7-Aşama: Dönmek istemiyorum!

Tüm zorlukları atlattınız. Güzel bir okul dönemi geçirdiniz. Çok güzel arkadaşlıklar edindiniz. Dilinizi geliştirdiniz, belki üstüne biraz da para kazandınız. Ama her güzel şeyin bir sonu var… Geri dönme zamanınız yaklaştıkça içinizi bir hüzün kaplıyor. Bu hüzün ülkenize dönecek olmanın hüznü değil, geride bırakacaklarınızın hüznü… Ülkenize dönüp kendinize yeni bir hayat kurup da güzel bir iş bulduğunuzda mutlaka tekrar gidip anılarınızı yad etmek isteyeceksiniz. Bu isteğinize engel olmayın! Anı tazelemek her zaman iyidir…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.