Necip Fazıl Kısakürek kokain kullandı mı?

1920’li yıllarda, İstanbul bohem hayatı yaşayan, bazıları sonradan çok ünlü olacak bir grup genç, gazeteci Fikret Adil’in Beyoğlu Asmalımescit’teki 47 numaralı apartmanın çatı dairesinde bir araya gelerek ‘âşıkı’ oldukları Beyza Hanımın etrafında toplanıyorlardı. Beyza Hanım, beyaz olması dolayısıyla kokaine verdikleri isimdi. Kokain o yıllarda bugün olduğu gibi zararı herkesin malumu bir madde de değildi henüz. 1893-1897 arasında, kokain, Freud’un hem kendisi tarafından hem de hastaları tarafından ilaç niyetine kullanılmıştı. Freud kokainin zararları anladıktan sonra bundan vazgeçmiştir.

Bir Bohem kitabı: Asmalımescit 74

1920’li yıllarda yaşadığı bohem hayatı Asmalımescit 74 adlı kitabında anlatan Fikret Adil’in o yıllarda arkadaşlarından biri de Necip Fazıl’dı. Kitapta Fikret Adil’in arkadaş çevresindeki isimler biraz değiştirilmiş isimleri ile yer alıyordu. ‘Necip, Necip Fazıl, ‘Server Bedi’ ise Peyamı Safa idi. Dönemin genç sanatçıları Mesut Cemil, Elif Naci, İbrahim Çallı kitapta farklı isimlerle yer alan gerçek hayattan kişilerdi. Fikret Adil kitabında, Beyza Hanım’ı sanki onun kucağındaymışçasına bir aşkla anlatır:

“Beyza Hanımı tanır mısınız? Tanımazsanız tanıyanlara sorun. Pek nefis bir şeydir. Onu tanıyanlara içki, açlık ve uyku tesir etmez. Beyza Hanımın ağuşuna düşenler oradan ayrılamazlar. Aynı zamanda birçok aşığı vardır. Fakat hiç biri ötekisini kıskanmaz, onu herkes ayni derecede sever. Greta Garbo bile Beyza Hanıma âşıktır.”

Necip Fazıl Bâbıâli’de Beyza Hanım’ı anlatıyor

Necip Fazıl ömrünün son yıllarında, Bâbıâli adlı otobiyografik eserinde Beyza Hanım’dan bahsetti. Kendisinin kullandığını söylemese de, yazdıklarıyla Fikret Adil’in söylediklerini inkâr ederek onaylıyordu:

“Beyza Hanımefendi meselesi… Beyza Hanımefendi, adı ve saniyle (kokain)… Küçük bir sise içinde  (naftalin) gibi pırıl pırıl, ince ve beyaz bir toz… Bu şişenin içine ruhu hapsedilen bir kadındır ve ismi Beyza Hanımefendi… Beyazlığından kinaye…

Beyza Hanımefendinin etrafında bes kara sevdalı… Eşref Şefik, Fikret Âdil, Mesut Cemil, Peyami Safa, Elif Naci… Onu ellerinin üst kısmında bas parmaklariyle şehadet parmağı arasındaki çukura gömerler ve burunlarına götürüp sağlı ve sollu çekerler… Hattâ ellerinde Beyza’dan en küçük bir zerre kalmasın diye o noktayı yalarlar, Beyza’dan bir zerre kaybolmasına razı olmazlar…

Bunu onlara, tanıdıkları eczacılar temin ettiği gibi, Fikret Adil’in alt katlarında Macar bar artistleri de bulur. Eğer bulamazlar da bohem halkasından birinde görecek olurlarsa karşılığında vermeyecekleri şey yoktur.

Genç Sair, içkiden sonra bohem halkasının tepesine binen ve onları deve gibi güden Beyza Hanımefendiden ne anladıklarını merak etmiş ve su izahı almıştır:

– Müthiş bir şey!.. Burnunda ve yanak adalelerinde hafif bir donma hissi ve pesinden dipsiz bir huzur, sulhçu mizaç ve her şeyi bağışlama, oluruna bırakma zevki… Bu bir hal; lâfla anlatılamaz.”

 

Kaynaklar:

Fikret Adil, “Asmalımescit 74”, Sel Yayıncılık, İstanbul 2015.

Necip Fazıl Kısakürek, “Bâbıâli”, Büyük Doğu Yayınları, İstanbul, 1990.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.