Medya okuryazarlığının felsefi kökenleri

Medya okuryazarlığı, ana hatlarıyla medya metinlerine karşı bireylerin bilgi sahibi kılınıp, olası zararlı etkilerine karşı daha dirençli olmalarını sağlayan, bireyleri bilinçlendirerek medya kuruluşlarını daha dikkatli olmaya davet eden bir eğitim programıdır.

Bir eğitim programı olduğu için de öncelikle gençleri ve çocukları medyanın olası zararlı etkilerinden korumayı hedefler. Medya ve çocuk ilişkisi, özellikle televizyonun çocuklar üzerindeki etkileri göz önüne alındığında, genellikle çocukların etkiye açık ve pasif oldukları varsayımına dayanır.  Medya okuryazarlığı da bu anlamda, öğretmenlerin öğrencilere öğrettiği ve medyanın zararlı etkileri en aza indirmeyi amaçlayan, bir okuma yöntemidir.

Bireylere, özellikle çocuklara ve gençlere eleştirel bir çözümleme olanağı sağlayan bu program, aynı zamanda gerçek dünya ile medya aracılığıyla kurgulanmış dünya arasındaki farka ışık tutarak medyanın görünmeyen/gösterilmeyen yüzü hakkında toplumu bilgi sahibi kılar. Bu şeffaflık ve açıklık medya-toplum ilişkisinin daha sağlıklı bir zeminde gelişmesine olanak sağlarken, aynı zamanda demokrasinin ve demokrasinin en önemli kurumlarından biri olan medyanın da daha etkin bir şekilde işlemesine olanak sağlar. Medya okuryazarlığı, medya kuruluşlarındaki kurum içi öz denetim olanaklarının arttırılmasına ve mesleki olumsuzlukların teşhir edilerek, iyiyle kötünün, doğruyla yanlışın ayrılmasına imkân tanır. Kısacası medya okuryazarlığı, toplumu denetleyen ve bu amaçla tüm dikkatini sosyal yaşama yöneltmiş medyaya karşı,toplumun da onu denetlemesi ve dikkatini medyanın işleyiş mekanizmasına yöneltmesi olarak adlandırılabilir.

Medya
Medya

İnsanların medyadan aldıkları bilgiye karşı, kendilerini savunabilecekleri bir silah olduğu ileri sürülen medya okuryazarlığı, çeşitli bağlamlarda metinlere ulaşma, onları çözümleme, değerlendirme ve yeni mesajlar yaratabilme yeteneği olarak tanımlamaktadır. Bu tanım bir yanıyla her bileşenin bir diğerini desteklediği, çizgisel olmayan dinamik bir öğrenme sürecini işaret etmektedir. Medya okuryazarlığının bireylere sağlayacağı en önemli avantaj, yeteneklerini geliştirerek, farklı türden mesajları doğru anlamlandırabilmemizi sağlamasıdır. Medya okuryazarlığı seyirciye neye ihtiyacı olduğunu ve medya metinlerini nasıl bir analitik süzgeçten geçirmesi gerektiği konusunda yardımcı olur. Medya okuryazarlığı, insanlara eleştirel düşünebilme, analiz edebilme, doğru karara verebilme ve tercihlerini bilgilenerek seçebilme yeteneği kazandırır.

Medya okuryazarlığını sadece metinlerin doğru analizi şeklinde algılamamak gerekir; aynı zamanda öğrencilerin medyanın işleyiş biçimlerini bilmesi ve üretim pratikleri hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmasını da beraberinde getirir. Medya okuryazarlığının bir ileri aşaması da, izleyicilerin kendi bağlamlarından metinleri açımlamalarının yanı sıra, kendi medya metinlerini üretebilmeleridir Hedeflenen ileri düzeydeki amaç, halkın da medya üretimine dahil olmasıdır ki, bu çeşitlenmenin medya ortamını demokratikleştirici bir işlevinin olacağı açıktır.izleyicilerin kendi bağlamlarından metinleri açımlamalarının yanı sıra, kendi medya metinlerini üretebilmeleridir Hedeflenen ileri düzeydeki amaç, halkın da medya üretimine dahil olmasıdır ki, bu çeşitlenmenin medya ortamını demokratikleştirici bir işlevinin olacağı açıktır.izleyicilerin kendi bağlamlarından metinleri açımlamalarının yanı sıra, kendi medya metinlerini üretebilmeleridir Hedeflenen ileri düzeydeki amaç, halkın da medya üretimine dahil olmasıdır ki, bu çeşitlenmenin medya ortamını demokratikleştirici bir işlevinin olacağı açıktır.

Medya
Medya

Çeşitli bağlamlarda ve çeşitli biçimlerdeki medya iletilerine erişebilme, bu iletileri doğru alımlayıp algılayabilecek donanıma sahip olma ve en sonunda bizzat iletiler üretebilme yeteneğini içeren medya okuryazarlığı kitlelere kontrol gücü veren, gerçek dünya ve medya tarafından yaratılan dünya arasındaki sınırın fark edilmesini sağlayan bir kavramdır. Medya okuryazarlığının demokratik toplumlardaki önemli bir işlevi de katılımın sağlanması, sosyal adaletin ve eleştirel vatandaş olmanın gereklerinden birini oluşturmasıdır. James Potter medya okuryazarlığı yeteneğinin bireylere daha fazla kontrol ve medyanın olası etkilerine karşı daha fazla savunu olanağı verdiğini ileri sürmektedir :

“Medya mesajlarının içerdiği farklı anlamların arasında seçme yapabilme, farklı kaynaklardan gelen bilginin doğruluğunu denetleyebilme  ve medyanın bireylerin ve toplumun inanç, tavır, davranışlar ve değerler üzerindeki etkisinin bilincinde olma ” gibi becerilerin kazanılmasında medya okuryazarlığının son derece önemli katkısı bulunmaktadır. Potter, medya okuryazarlığı yeteneğinin aynı zamanda insanların ihtiyaç duymadıkları mesajlardan kaçınma olanağını da tanıdığını ifade ederken, bu yetinin medya manipülayonlarına karşı önemli bir direnç sağlayacağını vurgulamaktadır.

Medya okuryazarlığı diğer yandan, medya ürünlerinin çeşitlenmesini talep edecek, etkin ve eleştirel medya kullanıcıları oluşturmayı amaçlamaktadır. Sembolik görselliğin giderek egemen olmaya başladığı çağımızda bireylerin, özellikle de çocukların ve gençlerin medyayı ve üretimlerini anlayabilmeleri için sembolleri ve kodları deşifre edebilme yeteneklerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Medya okuryazarlığının amacı yalnızca medyanın olumsuz etkilerinin bilişsel olarak giderilmesi için beceri ve yeteneklerin kazandırılması değildir; amaç giderek daha güçlü bir şekilde medya tarafından belirlenen yaşam alanının korunmasıdır.

Kaynak

Potter, JW (2004) Medya Okuryazarlığı Teorisi, Londra: Adaçayı Yayınları

Alver, Füsun (2006). Medya Yetkinliğinin Kuramsal Temelleri, KİLAD Dergisi, Sayı:7

www.academilist.com

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.