Kleopatra’dan Victoria’ya, parfümün tarihsel yolculuğu

Bir parfümü kullanmak veya onunla yaşamak, aslında çok mahrem bir ilişkidir. Koku, bin yıldır baştan çıkarma depomuzdaki en önemli silahlardan birisidir. Kendisi aslen çok güzel bir kadın sayılmayan Kleopatra’nın çok güzel bir kadınmış gibi yayılmış ünü herkes tarafından bilinmektedir. Oysa onu farklı yapan, kendinde gördüğü eksikliğin üzerine gitmesi, güzelleşme işini neredeyse bir sanat veya bilime dönüştürmesidir.

Kleopatra’nın kendine özel bir laboratuvarı olduğu bilinmektedir. Rahiplerin de yardımıyla burada ürettikleri arasında yağlar ve katı parfümler de bulunmaktadır. Bu katı parfümleri ruj gibi dudaklarına sürdüğü ve bu sayede öpüştüğü aşığına kendinden kokulu bir iz bıraktığı söylenmektedir. Tarsus Limanı’nda MarcusAntonius’u karşılarken küçük ama görkemli yelkenlisinin, yelken bezlerini kokulu yağlarla bezemiş ve daha kendi imgesiyle karşılaşmadan, zaten güzel kokulara zaafı olan Romalı Antonius’u etkilemeyi başarmıştır.

Ancak tarihte baştan çıkarma silahı olarak görülen güzel kokulara karşı sert çıkışlar da olmuştur. Daha Victoria kraliçe olmasına epey süre olmasına rağmen kokuların günlük sosyal hayat içinde kullanımıyla ilgili ahlaki sorular ve sorunlar yavaş yavaş gündeme gelmeye başlamıştır. Diğer ülkelerde bunun aksine bir seyir olmasına ve sarayda veya varlıklı evlerde parfüm kullanımı neredeyse zirve yapmasına rağmen, İngiltere’de durum farklıdır ve 1770 yılında parlamentoya bir konuda yasa teklifi getirilmiştir: Yasaya göre: Her türlü yaş, mevki, meslek veya dereceden, evli, dul veya bakire herhangi bir kadın, bu yasanın çıktığı tarihten itibaren eğer parfüm, boya, kozmetik sular, takma diş, peruka, demir korseler veya yüksek ökçeli ayakkabılar giyerek majestelerinin tebasından herhangi bir erkeği baştan çıkarmaya veya onu bu yolla evliliğe götürmeye yeltenirse, bu davranışları yürürlükteki büyücülükle mücadele yasası ve bu yasanın öngördüğü cezalar dairesinde değerlendirilecek, bu yolla sağlanmış evlilik akdi geçersiz sayılacaktır.

1770 yasa teklifi diye anılan ve koku tarihiyle ilgili hemen her kaynakta rastlanılan bu metin, görüldüğü gibi oldukça sert bir metindir. Ceza olarak; evliliğin iptalini ve bu uygulamaları yapan kadının büyücülük suçuyla cezalandırılmasını öngörmektedir. Büyücülüğün o dönemdeki cezası nedir bilemiyoruz ama, neyse ki bu teklif parlamentoda kabul edilmemiştir.

Kaynak:

Ozan, V. (2015). Kokular Kitabı II. Everest Yayınları, İstanbul.s: 86-92

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.