İngiliz atasözleri İle Türk atasözleri arasındaki şaşırtıcı benzerlikler

İngiliz Atasözleri İle Türk Atasözleri Arasındaki Şaşırtıcı Benzerlikler

Atasözleri evrensel kültürün mü, yoksa ulusal kültürün mü bir parçası ? Bu konu dil bilim alanının üzerinde uzlaşamadığı  tartışmalarından birini oluşturur. Şüphesiz ki, atasözlerinin ulusal kimlik ile ilgili boyutu üzerine de elde pek çok veri bulunmaktadır. Gerek milli, gerekse de dini unsurlar atasözlerinin içine nakşolmuş, gerçekten de ulusların ‘atalarına’ ait sözlerdir atasözleri aslında. Ama diğer taraftan farklı kültürlerin de benzer atasözlerini kullandıklarını görmek, aynı zamanda bu sözlerin evrensel bir boyutu olduğunu göstermektedir. Bu noktada İngiliz ve Türk atasözlerinin aralarındaki benzerlikler dikkat çekmektedir:

Atasözleri
Atasözleri
  • A quiet baby gets no suck. (Sessiz bebeğe meme yok): Ağlamayan çocuğa meme vermezler.
  • Better late than never. (Geç hiç’den iyidir): Geç olsun güç olmasın.
  • Easy come, easy go. (Kolay gelen, kolay gider):Haydan gelen huya gider.
  • Barking dog never bites. (Havlayan köpek asla ısırmaz): Havlayan köpek ısırmaz.
  • Your mother alone will be wail on you. (Senin için yalnızca annen ağlayacak): Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.
  • You can’t teach an old dog new tricks. (Yaşlı köpeğe yeni bir şey öğretemezsin): Ağaç yaşken eğilir.
  • Save up something for a rainy day. (Yağmurlu günler için bir şeyler sakla): Ak akçe kara gün içindir.
  • Every cloud has a silver lining. (Her bulutta bir aydınlık vardır): Her şerde bir hayır vardır.
  • Man make houses, women make homes. (Erkek ev yapar, kadın yuva): Yuvayı dişi kuş yapar.
  • Cheats never prosper (Yalan asla başarıya ulaşmaz): Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.
  • A friend in need is a friend indeed (Gerçek dost, ihtiyaçta belli olur): Dost kara günde belli olur.
  • A change is as good as a rest (Değişiklik dinlenmek kadar iyidir): Tebdili mekânda ferahlık vardır.
  • Don’t teach your grandmother to suck eggs (Büyükannene yumurta nasıl yeniri öğretmeye kalkma):Tereciye tere satılmaz.
  • Cleanliness is next to godliness (Temizlik ilahi olanın yanındadır): Temizlik imandan gelir.
  • Do as the Romans do when in Rome (Roma’da Romalılar gibi davran): Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz.
  • Speech is silver, but silence is gold (Konuşmak gümüştür, susmak ise altın): Söz gümüşse sükût altındır.
  • He that laughs last laughs best (En iyi gülme son olandır): Son gülen iyi güler.
  • All his geese are swans (Bütün kazları kuğudur): Kuzguna yavrusunu şahin görünür.
  • The apples on the other side of the wall are the sweetest (Komşunun elması en tatlı olandır): Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.
  • Nothing venture, nothing have (Risk almayan, hiç birşey kazanamaz): Korkak bezirgân ne kar eder ne ziyan.
  • Bad news travels fast (Kötü haber çabuk ulaşır): Kötü haber tez duyulur.
  • As you sow, so you shall reap (Ne ekersen, onu toplarsın): Ne ekersen onu biçersin.
  • Who pays the piper calls the tune (Kim düdüğün parasını öderse, o çalar): Parayı veren düdüğü çalar.
  • Everything comes to him who waits (Bekleyene her şey gelir): Sabreden derviş muradına ermiş.

Daha fazlası için…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.