Çanakkale 1918: “Geldikleri gibi gittiler”

Çanakkale Savaşları, 1915 – 1916 yılları arası Çanakkale’de ve Gelibolu Yarımadası’nda Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebelerinin adıdır. O dönemde son iki – üç asırda sömürgecilikle palazlanan; insan emeği ve insan kanıyla varlıklarını sürdürmeyi alışkanlık hâline getiren sömürgeci – emperyalist Batı ülkeleri bir araya geldiler. Amaçları, Osmanlı imparatorluğunu parçalamak, özellikle Ortadoğu’nun madenlerini, petrollerini, enerji kaynaklarını, yer altı – yer üstü zenginliklerini ele geçirmekti. Bu hedef için de öncelikle Çanakkale’den geçerek, İstanbul’u işgal etmeyi planladılar.

Bunun için İngiliz donanması, Fransa ve daha birçok yandaşından oluşan geniş bir harp filosu ile 1914 yılında Kasım ayının 14’ünde Çanakkale’ye geldi. Böylece, 103 yıl önce Çanakkale Denizi’nde, Tarihe Türk’ün kanları ile yazılacak olan Boğaz Harbi başladı. Türk donanması düşman ordusuna bağlı donanmayı Çanakkale önlerinde karşıladı. 1. Cihan Harbi içinde gerçekleşen Çanakkale Savaşları’nın başlangıç tarihi 3 Kasım 1914’tür. Önce deniz savaşları; sonrasında da Gelibolu Yarımadası’nda kara savaşları olarak süren bu muharebeler 9 Ocak 1916 tarihine kadar sürdü. 18 Mart 1915, deniz savaşlarında düşmana, ölümcül darbenin vurulduğu tarihtir. Sonuçta, “Çanakkale Geçilmez!” sözü tarihe kazındı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün öngördüğü gibi, Osmanlı’yı paylaşmak için gelenler, “geldikleri gibi gittiler!”

Çanakkale’de Savaşan Öğrenciler

Çanakkale Savaşları’nda, Anadolu’nun her yöresinden, her köyünden silahını kapan yüz binlerce vatan evladı; genci-ihtiyarı, kadını-erkeği, idadi (lise) öğrencisi-entelektüel aydını, herkes ama Anadolu’daki herkes cepheye koşmuş ve bir şekilde bu muharebelerde vatanı için, Devleti için, bağımsızlığı için savaşmakta tereddüt göstermemiştir. 1915 yılında Galatasaray Lisesi ile İstiklal Harbi yıllarında İstanbul Tıp Fakültesi (Daru’l-Fünun), Kayseri Erkek Lisesi, Konya, Trabzon ve İzmir liseleri tek bir mezun bile veremedi bu yüzden… Çünkü tüm öğrencileri Çanakkale Savaşları’nda cephedeydi, ya şehit düşmüş ya da çok azı yıllar sonra gazi olarak evlerine dönebilmişti. Daru’l- Fünun 1. sınıfta öğrenim gören 2.500 tıp öğrencisinin tamamının Çanakkale’de kahramanca savaşmaları dilden dile anlatılır. Çanakkale ve İstiklal Savaşları’nda gencecik yavrularımız vatan topraklarını savunmak ve hain saldırıya dur demek için yurdumuzun dört bir yanında oluşturulan cephelere koşmuşlar ve binlerce çocuk-asker vatan savunmasında kahramanlık örnekleri vermiştir.

“Hey on beşli on beşli

Tokat yolları taşlı

On beşliler gidiyor

Kızların gözü yaşlı

Aslan yârim kız senin adın hediye

Ben dolandım sen de dolan gel beriye

Fistan aldım endazesi on yediye…..”

diye terennüm edilen türküdeki on beşlilerden maksat da Çanakkale Savaşı’nda cepheye gönüllü olarak koşan 1899 doğumlu bıyıkları bile henüz terlememiş kahraman çocuklarımızdır…

103 yıl sonra bugün sağlıklı bir değerlendirme yapmak için öncelikle Çanakkale’de verilen mücadeleyi çok iyi bilmek gerekir. Çanakkale ruhunun ve orada kazanılan büyük başarının devam ettirilebilmesi, değerlerimize ve tarihimize sahip çıkmakla mümkün olabilecektir…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.