Bir meslek olarak dalkavukluk

Dalkavuk denildiğinde bugün herkesin aklına bir karakter bozukluğu gelse de, dalkavukluk Osmanlı dünyasında bir mesleğe karşılık geliyordu. Meslek olarak kabul edilmeleri I. Mahmud devrinde gerçekleşen dalkavuklar, yaptıkları dalkavukluğun şekline ve derecesine göre para kazanıyorlardı. Reşat Ekrem Koçu merhumun, Tarihimizde Garip Vakalar adlı eserinin Dalkavuklar başlığını taşıyan bölümünde anlattığına göre,Tanzimat’tan evvelki devirde dalkavuklar, kâhyaları, nizamnameleri ve narhları olan bir esnaf zümresi idi. Topkapı sarayı arşivinde Birinci Mahmut devrine ait kime hitap ettiği belli olmayan bir arzuhalde yer alan cümleler, mesleğin inceliklerini şöyle anlatıyor:

“Dalkavuklar kibar ve rical huzuruna girdiklerinde, etek öperler. Oturacakları yer, tırabzan yanındaki küçük minderdir. Vazifeleri, hane sahibi olan zatın mizaç ve tabiatına uygun şekilde konuşmak, meclise neşe vermek, keder verici sözlerden, zikri müstekreh tabirlerden ve küfürlerden gayetle sakınmaktır. Hane sahibi ne söylerse fevkalade yardakçılıkla tasdik edecekler ve asla aykırısında söz söylemiyeceklerdir. Verilen ihsanı gizlice alacaklardır, verilen paranın çokluğu ile meslekdaşları arasında öğünmeyeceklerdir.”

Reşat Ekrem, bahsi geçen belgede bulunan “dalkavuk narhı”ndan örnekler vererek, dalkavukluğun sadece söz ile bir velinimete yardakçılık olmadığını söylüyor. “Dalkavuk, vücudünü de eğlence aleti yapmış bir zavallı, bir biçaredir; hatta dalkavukluk tehlikeli meslektir.”

Yapılacak çeşitli eğlencelere göre dalkavuklara konulacak narh da şudur:

Dalkavuğun burnuna fiske vurma (fiske başına):  20 para

Başına kabak vurma: 30 para

Yüzünü tokatlama (tokat başına): 30 para

Oturduğu minderden ve setten aşağı yuvarlama: 30 para

Merdivenden aşağı yuvarlama: 180 para

(Bir yeri incinir, kırılırsa tedavi ve cerrah parasını latife eden verir.)

Çıplak başına tokat atma (tokat başına): 45 para

Elinde beş on kıl kalmak ve dişlerini leylek gibi çatırdatmak şartiyle sakal zelzelesine: 60 para

Sakal boyamasına: 60 para

Sakalının yarısı veya cümlesi arpa boyunca kırkılırsa, latifeyi yapan dalkavuğun üç aylık nafakasını verir. Bu nafaka ayda 30 kuruştan 90 kuruştur.

Dalkavuğun kafasına iri bir yumruk indirme (yumruk başına): 40 para

Ellerine ve ayaklarına domuz topu bağlama: 40 para

Yüzüne mürekkep ve kömür ile kara sürme: 37 para

Kuyruğu dışarıda kalmamak üzere bir fındık sıçanını ağzının içine kapatma: 400 para

Sakız dolabı (bostan dolabı) na bağlanarak su içinde bir miktar durdurulmakşartiyle bostan kuyusunda bir devrine: 600 para  (Bu latife birden fazla her devir için ayrıca 100 para verilir. Dalkavuk boğulur ölürse cenaze masrafı latifeyi yapana aittir.)

Bir tarafının özengisi olmıyarak haşarıca bir hayvana bindirilip temaşasından hoşlanılırsa: 300 para

Bir salkım üzümün sapı ile beraber yedirilmesi: 40 para

Willis Goth Regier’in “Dalkavukluğa Övgü” kitabında ise dalkavukluğun tarihi örneklerle batı dünyasındaki karşılığı anlatılmış. Kitabın 107 ve 108. sayfalarında yapılmış bir liste var:

“Bir hükümdarın dikkatini çekmek için yapılacak binlerce şey var, fakat binlerce şe,  listelemek ve hatırlamak için çok fazla. İşte burada en önemli on tanesi:

Hükümdara benzemeye çalış

Görünür bir şekilde yaptığın işte gayretli ol.

Hükümdarı neşelendir. “İyi bir rapor kemikleri yağlandırır,” der atasözü.

Hükümdarın arkasını koru.

Unutma ki senin hükümdarın daha yukarda bir hükümdara cevap verir. Senin iyi dalkavukluğun hükümdarını yükseltebilir; kendi yolunda gider.

Hükümdarını rahatsız etme

Hükümdarını kandırmaya çalışma

Kötü dalkavuklarla arkadaşlık etme

Gelgitlerle yüzleş, zor zamanlara katlan, gazaplara tahammül et,

Her şey yolunda giderse hükümdarın zekâsını kutla. Zor zamanlarda ise kendini adamış tavsiyelerinin her zaman hazır olduğunu hükümdarına temin et.”

Willis Goth Regier’in kitabında dalkavukluğun bir bilim ve sanat olduğu söyleniyor. Kitapta dalkavukluğa dair çok sayıda aforizmaya da yer verilmiş. İşte onlarda bazıları:

“Dalkavukluk edilmeyi seven, dalkavuğu kadar değerlidir.” Shakespeare

“Servet dalkavukluk ettiğinde, kadın tuzağa düşürmeye gelir.” Publilius Syrus

“Herkse kendinin en başta gelen ve en büyük dalkavuğudur ve bu yüzden dışarıdan birini kendisiyle birlikte kibrine ve arzularına şahit olmaya kabul etmekte hiç zorlanmaz.” Plutarch

“İnsanlarının tutkularının tek gerçek güç olduğu bu düzensiz toplumda, otorite dalkavukluk etmeyi anlayan tarafındır.” Hatip Taine

“Kendini bize yarayışlı ve hoş olarak sunabilmek için hizmetleri güzelliği ya da dalkavukluğuyla gerekli yolları bulan herkes kesinlikle sevgimizi kazanır.” David Hume

“Kayalardan ve ağaçlardan fırlamış şu adamları alın- dalkavukluktan başka hangi güç onları birlikte uygar toplumun içerisine getirmiştir?” Erasmus

“En sıcak, dostça ve arı ilişkilerde dahi, nasıl ki tekerler dönmek için yağlanmaya ihtiyaç duyar, dalkavukluğa ya da şükrana ihtiyaç duyulur.” Lev Tolstoy

“Taklit dalkavukluğun en gerçek formudur.” Henry James

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.