40 yaşından önce ölen 16 büyük bilim insanı

Onları meşhur kılan başarıları ve kısa hayatları, bizde eğer çok yaşasalardı daha neler yapacaklardı merakı uyandırmaktadır. Bu konuyu yazmak, şu an yaşadığımız nispeten daha sağlıklı zamanları takdir etmemizi sağladı. Aşağıdaki 16 ölümden 7’si tüberküloz sebebiyleydi.

Günümüzde diğer bazı enfeksiyonlar gibi, tüberküloz da ilaca daha dirençli hale gelmekte. Umarız tıbbi araştırmalar onun önünde kalabilir.

Evariste Galois (1811 – 1832)

20 yaşında bir düelloda öldürüldü.

20 yaşında, muhtemelen romantik bir ilişkinin yanlış gitmesi sonucu, Evariste Galois Paris’te bir düello vuruldu ve ertesi gün öldü. Düellodan önceki günlerde, öldürüleceğine ikna olmuş gibi, matematiksel düşüncelerini kağıt parçaları üzerine dökmüş ve arkadaşı Auguste Chevalier’e göndermiştir. Makaleler, tamamen yeni ve oldukça önemli bir matematik teorisi olan grup teorisini tanımlıyordu.

 

Niels Henrik Abel (1802 – 1829)

26 yaşında tüberkülozdan öldü.

Niels Abel, Evariste Galois’den bağımsız olarak grup teorisini keşfetti. (Grup teorisi, onu keşfedenlere kötü şans getirmiş gibi görünüyor!) Grup teorisine ek olarak, Abel eliptik fonksiyonları keşfetti ve tüm sayılar için binom teoremini kanıtlayan ilk kişiydi.

 

Henry Moseley (1887 – 1915)

27 yaşında savaşta öldürüldü.

1913’te Henry Moseley, her kimyasal elementin kimliğinin proton sayısıyla belirlendiğini keşfetti. Bunu yaparken periyodik tablonun gerçek temelini keşfetti.

 

Gotthold Eisenstein (1823 – 1852)

29 yaşında tüberkülozdan öldü.

30. doğum günlerinden önce ölmüş olan talihsiz üçlüsünün üçüncüsü, büyük matematikçi Gotthold Eisenstein’tır. Carl Friedrich onun hakkında şöyle demiştir: “[matematiksel] yetenekleri, doğanın sadece birkaç yüzyılda bir armağan ettiği tiptedir.” Eisenstein, Gauss’un kendisi tarafından bozulan sayı kuramı ve analizi içindeki teoremleri ispatladı.

 

Srinivasa Ramanujan (1887 – 1920)

32 yaşında (muhtemelen) hepatik amebiasis hastalığından öldü.

Srinivasa Ramanujan büyük ölçüde kendi kendine öğrenen saf bir matematikçiydi. Yoksulluk ve hastalık onu engellese de zenginleştirilmiş sayı teorisi son derece özgün bir çalışmasıdır.

 

Johann Wilhelm Ritter (1776 – 1810)

33 yaşında doğal nedenlerden öldü.

Johann Ritter 1801’de ultraviyole radyasyonu keşfetti.

 

William Kingdon Clifford (1845–1879)

33 yaşında tüberkülozdan öldü.

William Clifford, yaşadığı zamanının önünde fikirlere sahip bir matematikçiydi. Maddenin uzaydaki eğrilikten kaynaklandığını ve yerçekiminin bu eğriliğin doğal bir sonucu olduğunu öne sürdü – Albert Einstein’ın genel görelilik kuramındaki anahtar kavramlardan biri. Clifford, geometrik cebiri de içeren Clifford cebirini kurdu.

 

 

Curt Schimmelbusch (1860 – 1895)

34 yaşında tüberkülozdan öldü.

Curt Schimmelbusch, tıbbi tedavi sırasında enfeksiyon risklerini en aza indirmek için Yaraların Aseptik Tedavisi Kılavuzu adında son derece etkili bir kitap yazdı. Ayrıca, cerrahların aletlerinin kullanımdan önce buharla temizlenmesini sağlamak için bir sterilizatör de icat etti. Eter ve kloroform anestetiklerin hastalara buhar olarak verilmesini sağlayan Schimmelbusch maskesi, Almanya’da altmış yıl kullanıldı.

 

Heinrich Hertz (1857 – 1894)

36 yaşında Wegener Granülamatozundan öldü.

Bir dizi parlak deneyde Heinrich Hertz radyo dalgalarını keşfetti ve James Clerk Maxwell’in elektromanyetizma teorisinin doğru olduğunu belirledi. Hertz ayrıca, kuantum dünyasının varlığına ilk ipuçlarından birini sağlayan fotoelektrik etkiyi keşfetti. Frekans birimine “hertz” ismi onun onuruna verilmiştir.

 

Ada Lovelace (1815 – 1852)

36 yaşında kanserden öldü.

Ada Lovelace, bilgisayar bilimlerinin öncülerinden biriydi. İlk yayınlanan programın yazılmasında yer aldı. Bilgisayarların hesaplamalardan daha fazlasını yapabileceğini ilk kez fark edebilecek bir bilgi işlem vizyonuna sahipti.

 

Nicolas Léonard Sadi Carnot (1796 – 1832)

36 yaşında koleradan öldü.

Nicolas Carnot, ısı motoru ve termodinamik sistemi kavramlarını tanıttı. Mükemmel bir motorun verimliliğinin yalnızca daha sıcak bir rezervuarın ve daha soğuk bir rezervuarın sıcaklıkları tarafından belirlendiğini kanıtladı. Çalışması ölümünden iki yıl sonrasına kadar büyük ölçüde bilinmezken, Émile Clapeyron onu güncellediğinde, Lord Kelvin ve Rudolf Clausius’a yeni termodinamik biliminde muazzam ilerlemeler sağlamak için ilham vermiş ve onların termodinamiğin ve entropinin ikinci yasasını tanıtmalarını sağlamıştır.

 

Rosalind Franklin (1920 – 1958)

37 yaşında yumurtalık kanserinden öldü.

Rosalind Franklin, DNA’nın yapısına X-ışını kırınımı araştırması yaptı. Onun X-ışını fotoğrafçılığı, DNA çift sarmal yapısının keşfinde kritik bir faktördü. Franklin ayrıca virüslerin moleküler yapılarını ortaya koyan çığır açan bir çalışma yürüttü.

 

Bernhard Riemann (1826 – 1866)

39 yaşında tüberkülozdan öldü.

Bernhard Riemann fark yaratan bir matematikçiydi. İntegralin ilk kapsamlı formülünü üretti; keşfedilen Riemann yüzeyleri; ve Riemann hipotezini ortaya koydu.

Fermat’ın son teoremi 1995’te Andrew Wiles tarafından kanıtlandığında, Riemann hipotezi muhtemelen matematikte en uzun süre çözümsüz kalan hipotez olarak ünlendi. Clay Mathematik Enstitüsü, Riemann hipotezini kanıtlayabilecek olana 1 milyon dolarlık ödül vereceğini duyurdu.

 

Augustin Fresnel (1788 – 1827)

39 yaşında tüberkülozdan öldü.

Augustin Fresnel, ışığın özellikleriyle uğraşan bir fizikçiydi. Deniz fenerlerinde kullanılması için Fresnel merceğini icat etti ve ışığın daha uzaklardan görülmesini sağladı. Fresnel lensleri, el büyüteçleri, trafik lambaları ve görme bozukluklarını düzeltmek gibi birçok kullanım alanı buldu.

 

Blaise Pascal (1623 – 1662)

39 yaşında muhtemelen tüberküloz ya da mide kanserinden öldü.

Blaise Pascal matematik ve fizik alanında önemli katkılarda bulunan bir bilgeydi. Diğer başarıların arasında, mekanik hesap makinesini icat etti; ‘Pascal üçgeni’ni tasarladı, hidrolik presi icat etti ve Pierre de Fermat ile yeni olasılık matematiğinin icadında işbirliği yaptı.

 

Walter Sutton (1877 – 1916)

39 yaşında akut apandisit komplikasyonlarından öldü.

Walter Sutton bir fizikçi ve genetikçiydi. Gregor Mendel’in miras yasalarının kromozomlara uygulanabileceği fikrini geliştirdi. Sutton-Boveri teorisi, Mendel’in eşleştirilme faktörleri kanunlarını kromozomlarla doğru bir şekilde ilişkilendirmiştir.

 

Matematikçilerin genç ölmek gibi bir alışkanlığa sahip olduğunu düşünmeye başladınızsa, en uzun ömürlü bilim insanlarından 5’inin de matematikçiler olduğunu belirtelim.

Kaynak: 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.