Yolculuk temalı 10 harika film

İnsan insanı en iyi yolda tanırmış derler. Belki de bu sebeple hayatın gerçeklerini en başarılı şekilde yolculuk temalı filmler verir. İzleyicisini sorgulatır, hayatın anlamına dair düşündürür ve kimi zaman insanda çantasını alıp yollara düşme isteği uyandırır. Bu filmlerdeki bazı karakterler ya metropolden sıkılmış, başlarından bir travma geçmiş insanlardır ya da aşık olmuş tiplerdir. Bu yaşadıklarının sonucu olarak şehirden uzaklaşıp kendilerini doğaya vererek arınmak istemişlerdir. Yolculuk temalı filmlerin çoğu gerçek bir hikâyeden uyarlanmış filmlerdir. Biz de yolculuk temalı filmlerden bir seçki hazırladık…

1-Into the Wild (2007), IMDb: 8.1

Into the Wild
Into the Wild

John Krakauer’ın romanından uyarlanan filmde Christopher McCandles’ın gerçek hayatı anlatılmaktadır. Christopher ailesiyle iyi bir hayatı olan ve üniversiteden iyi bir dereceyle mezun olmuş başarılı bir atlettir. Ancak iç huzura sahip değildir ve istediği hayatın bu olmadığını, bir şeylerin eksik olduğunu düşünmektedir. Nihayet tüm mal varlığını bir hayır kurumuna bağışlar ve yaşadığı büyük şehri terk ederek tek başına yolculuğa çıkar. Alaska’nın vahşi ormanlarına doğru yürüyen, hayatını değiştirecek insanlarla tanışan ve vahşi doğayla mücadele etmenin zorluklarını gören Christopher, hayatın ve özgürlüğün anlamını tüm benliğiyle hisseder.

Başrollerde Vince Vaughnn ve Emile Hirsch’in bulunduğu filmin yönetmenliğini Sean Penn yapmıştır. Film, iki dalda Oscar’a aday gösterilmiştir.

“Eğer yaşama sevincinin esasen insan ilişkilerinden kaynaklandığını düşünüyorsan yanılıyorsun. Tanrı bunu tüm çevremize yaydı. O her şeyde mevcut. Tecrübe edeceğimiz her şeyin içinde var. İnsanlar sadece, bu şeylere bakış açılarını değiştirmeliler.”

2- The Motorcycle Diaries (2004), IMDb: 7.8

The Motorcycle Diaries
The Motorcycle Diaries

1950’li yılların başında, Ernesto Che Guevera ve arkadaşı Alberto’nun Arjanti’nin başkenti Buenos Aires’ten motosikletle yolculuğa çıkmasını konu alan otobiyografik bir filmdir. Ernesto ve Alberto’nun yolculuk sırasında motosikletleri arızalanır ve otostop çekmek zorunda kalırlar. Bu yolculuk, onlara hayatın bazı gerçeklerini, Latin Amerika’nın acılarını ve adaletsizliklerini gösterecek ve bu da onların düşüncelerini geliştirecektir. Bu durum, zamanında birçok ulusun kaderini de değiştirecektir. Film, Ernesto ve Alberto’nun yolculuk sırasında yazdıkları anıların kitaplaşmasından uyarlanmıştır.

Filmin başrollerini Gael Garcia Bernal ve Rodrigo de la Serna paylaşırken, yönetmenliği Walter Salles üstlenmiştir.

Bırakın dünya sizi değiştirsin. O zaman siz de dünyayı değiştirebilirsiniz.”

3- Im Juli (Temmuz’da, 2000) IMDb: 7.8

Im Juli
Im Juli

Kuralcı bir fizik öğretmeni olan Daniel, kişiliğinin de getirileriyle hiçbir şekilde kendi öğrencileriyle yakın olmak istememektedir. Onun bakış açısından herkes kendi görevini bilmeli ve buna göre hareket etmektedir. Bir gün Juli ile tanışır. Juli, Daniel’ın falına bakarak ona hayatının aşkını çok kısa bir süre içerisinde bulacağını söyler. Daniel buna inanır. Bir gün Melek isimli bir Türk kızına aşık olur. Melek’in peşine takılıp bir ucu da Türkiye’ye kadar varacak bir yolculuğa çıkacaktır. Bu yolculuğun sürprizleri ise hiç eksik olmayacaktır.

Yönetmenliğini Fatih Akın’ın yaptığı filmin başrollerinde Moritz Bleibtreu ve Christiane Paul bulunmaktadır.

“Aşkım, kilometrelerce yol kat ettim, nehirleri geçip, dağları aştım. Hüsrana uğradım ve ızdırap çektim, nefsime karşı koydum ve güneşi takip ettim, böylece senin önünde duruyorum ve sana seni seviyorum diyorum.”

4- The Bucket List (Şimdi Ya Da Asla, 2007), IMDb: 7.4

The Bucket List
The Bucket List

Farklı dünyalara sahip milyoner Edward ile araba tamircisi Carter’ın yolları, kanser hastalığı sebebiyle bir hastane odasını paylaşmalarıyla kesişir ve sadece iki ortak noktaları olduğunu keşfederler: Hayatlarının kalan kısmını yapmak istedikleri her şeyi yaparak geçirme arzusu ve kendileriyle barışma ihtiyacı. Hayatları boyunca yapmak istedikleri her şeyin bir listesini yapıp hastaneyi terk eden iki arkadaş, birlikte araba seyahatine çıkarlar ve bu süreçte dost olup, hayatı dolu dolu, hoşgörü ve mizahla yaşamayı öğrenirler. Film, izleyicisine hayatı sorgulatırken; ‘kendim için ne yapmadım/yapmalıyım?’ sorularını da sordurtuyor.

Rob Reiner’ın yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerinde iki usta oyuncu bulunuyor: Jack Nicholson ve Morgan Freeman.

Tanrım; değiştirebileceğim şeyler için değiştirme cesareti ver, değiştiremeyeceğim şeyler için ise kabullenme gücü.

5- The Way (2010) IMDb: 7.4

The Way
The Way

Camino de Santiago’da yürürken çıkan fırtına yüzünden ölen oğlu Daniel’ın cenazesini almak için Fransa’ya giden bir Tom adındaki bir baba, eve geri dönmek yerine, oğlunun geziyi bitirme arzusunu gerçekleştirmek için unutulmaz bir yolculuğa çıkmaya karar verir. Yolculuk esnasında dünyanın dört bir yanından insanla tanışacak ve yoluna onlarla devam ederek yaşanan hayatla seçilen hayat arasındaki farkı anlayacaktır.

Emilio Estevez’ın yönetmenliğini, senaristliğini ve yapımcılığını üstlendiği filmin başrolünde Martin Sheen bulunmaktadır.

“-Kötü bir rüya gördüm.

-Ona diyorum ki rüyanda kötü şeyler olduğunu görüyorsan bu hala mücadele ediyorsun demektir. Hala hayattasın demektir. Rüyanda iyi şeyler olduğunu görmeye başlarsan işte o zaman endişelenmeye başlamalısın.’’

6- Tracks (Çöldeki İzler, 2013) IMDb: 7.2

Tracks
Tracks

Avustralyalı yazar Robyn Davidson’ın kendi anılarını kaleme aldığı aynı adlı kitabından bir uyarlaması olan film, yazarın köpeği ve dört deveyle 1977 yılında Avustralya çöllerinde yaptığı yolculuğu konu alıyor. Adam Driver ise, Davidson’ın yolculuğunu kaydeden National Geographic fotoğrafçısı Rick Smolan rolünde. Film büyüleyici görüntüler eşliğinde nefes kesici bir yolculuğu anlatırken; genç bir kadının meydan okuyuşuyla feminizmden, hikâyenin geçtiği coğrafya nedeniyle sömürgeciliğe kadar pek çok temaya da değiniyor.

Yönetmenliğini John Curran’ın üstlendiği filmin başrollerini Mia Wasikowska ve Adam Dtiver paylaşıyor.

“Bazı gezginler her yerde kendilerini evinde hisseder, bazıları içinse hiçbir yer ev değildir. Ben de onlardan biriydim.”

7- About Schmidt (Schmidt Hakkında, 2002) IMDb: 7.2

About Schmidt
About Schmidt

Hayatı, ailesi ve işiyle meşgulken herhangi bir sorun yaşamayan Schmidt, emekliliğinin ardından karısını kaybetmesiyle tepetaklak olur. Üstelik kızı da, uygun olmayan bir adamla evlenme planları yapmaktadır. Yaşamına bir anlam katmak isteyen bu orta yaşlı adam; hem kendi yaşamını gözden geçirmek, hem de kızının yapmak üzere olduğu hatayı engellemek üzere bir yolculuğa çıkar.

Alexander Payne tarafından yönetilen filmin başrollerinde Jack Nicholson ve Kathy Bates bulunuyor.

Sanırım o ölene kadar, Helen gibi bir eşe sahip olduğum için ne kadar şanslı olduğumu fark etmemiştim. Bunu unutma genç adam. Elindekinin kıymetini onu kaybetmeden önce bilmelisin.”

8- Wild (2014), IMDb: 7.1

Wild
Wild

Yaşadığı sarsıcı olaylardan dolayı depresyona giren Cheryl Strayed, içindeki fırtınalardan kurtulmak ve kendini keşfetmek için tek başına Pasifik Crest Yolu’na doğru 1.100 millik bir yürüyüşe çıkar. Yolculuk süresince yeni insanlarla tanışır, geçmişiyle hesaplaşır ve yolculuğuna çıkma sebebini kendine sürekli hatırlatarak macerasına devam eder.

Gerçek bir hikayeden esinlenen filmin yönetmenlik koltuğunda Jean-Marc Vallee otururken, başrolde Reese Witherspoon bulunuyor.

“Hayatım, tıpkı bütün hayatlar gibi, gizemli, değiştirilemez ve kutsal. çok samimi, tam bir armağan, oldukça bana ait. ‘Varsın öyle olsun’ demek için ne kadar da vahşiydi.” 

9- One Week (Son Yolculuk, 2008) IMDb: 7.1

One Week
One Week

Kanser olduğunu ve 2 yıl ömrünün kaldığını öğrenen Ben, bir motosiklet alır ve uzun bir yolculuğa çıkmaya karar verir. Bu yolculuk onun hayat görüşünü dahi değiştirecek nitelikte etkili olmuştur. Film gösterişsiz, sade ama samimi yapısıyla izleyiciyi içine çekmektedir.

Yönetmenliğini, yapımcılığını ve senaristliğini Michael McGovan’ın üstlendiği filmin başrolünde Joshua Jackson bulunmaktadır.

“- Aşık olduğunu nasıl anlarsın?
– Eğer sormak zorunda kaldıysan aşık değilsindir.”

10- Seven Years In Tibet (Tibet’te Yedi Yıl, 1997), IMDb: 7.0

Seven Years in Tibet
Seven Years in Tibet

Avusturyalı bir dağcı olan Heinrich Harrer’ın Himalayalar’a tırmanma hedefi vardır. Dönemin faşist Alman yönetimi de dağcıyı bunun için desteklemekte ve dağcının giderlerini karşılamaktadır. Harrer 1939’da Almanlarla savaş halindeki İngilizler tarafından rehin alınır. Bir şekilde kaçmayı başarır ve Lhassa kentine ulaşır. Burada karşılaştığı Dalai Lama ve ondan öğrendikleri, dağcının tüm hayatını değiştirmek üzeredir. Harrer, Budizm’in felsefesi ile tanışmıştır.

Jean-Jacques Annaud tarafından yönetilen filmin oyuncu kadrosu; Brad Pitt, David Thewlis ve B. D. Wong isimlerinden oluşmaktadır.

“Tibet’te bir deyişimiz vardır: ‘Eğer bir sorun çözülebiliyorsa kaygılanmaya gerek yoktur. Eğer çözülemiyorsa kaygılanmanın bir faydası yoktur.’”

Yazar: Selin Göknar

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.