Victor Hugo’nun ‘’Notre Dame’ın Kamburu’’ adlı romanından 20 alıntı

Victor Hugo’nun, Fransa’daki krallık dönemini ele alan 1831 tarihli dünya klasiği Notre Dame’ın Kamburu, başarılı betimlemeleriyle harika bir tarihi roman olma özelliğine sahiptir ve romantizm akımının evrensel bir örneğidir. Merhamet, sevgi, arzulama, önyargı ve arkadaşlık kavramlarının ders verici bir panoramasını çizen romanda, Notre Dame Kilisesi’nin çancısı çirkin ve kambur Quasimado’nun, çingene kızı Esmeralda’ya duyduğu gerçek sevginin acıklı öyküsü anlatılıyor. Notre Dame’ın Kamburu’ndan 20 alıntıyı okuyucularımız için derledik:

 

1) ‘’Yeryüzünde şeytana taş çıkartanlar vardır.’’

2) ‘’Rönesans tarafsız değildi. Yapmakla yetinmedi, yıkmaya başladı. Doğrusu kendini göstermek için boş alana ihtiyacı vardı.’’

3) ‘’Çünkü sevgi denen şey bir ağaca benzer. Kendiliğinden yetişiverir, köklerini bütün benliğimize salar. Anlaşılmaz tarafı şudur ki; bu sevgi ne kadar körse o kadar da inatçıdır. Akıl, şuur gibi sahip olmadığı zaman da inadına kuvvetlenip sağlamlaşır.’’

4) ‘’Demek ki tek bir cılız düşünce bile insanı sefil etmeye, çıldırtmaya yetiyor.’’

5) ‘’Ama bazen beyazlaşıp beyazlaşmadıklarını görmek için saçlarını tutam tutam koparacak kadar çok acı çekiyordu.’’

6) ‘’Etrafımda hep benim zaaflarımdan beslenen insanlar görüyorum.’’

7) ‘’Bana kalırsa tek gözlü bir adam, bir körden daha bahtsızdır. Çünkü kendisinde eksik olanın ne olduğunu bilir.’’

8) ‘’Ne zaman bir kitap açmaya kalksam, bilimin ihtişamı katrşısında kafamdaki kötü düşünceler bir anda kayboluverirdi.’’

9) ‘’Ne yazık! İnsan davranışları iki yönlüdür. Sende göklere çıkartılan bir şey için beni yerden yere vururlar. Caesar’a hayranlık duyan, Catilins’yı suçlar.’’

10) ‘’Hipokrates’e göre sağlıklı yaşamanın sırrı nedir, bilirsiniz elbet. Bu ünlü adam der ki: ‘Kuvvet, güzellik, uyku, yiyecek… Hepsinden ölçülü almak gerek.’ ‘’

11) ‘’Merhamet, yüce bir ruhun içini aydınlatacak tek ışıktır.’’

12) ‘’Etrafındakileri kendine güldürmemek için, sağır olduğu anda artık konuşmaktan vazgeçmişti.’’

13) ‘’Kadınlar saygı görürlerse buna Tanrı’lar da sevinirler. Kadınların hor görüldükleri yerlerde Tanrı’lara yalvarmak boşunadır.’’

 

 

14) ‘’Kadınların içgüdüleri, erkeklerin zekasından daha çabuk harekete geçip tepki verir.’’

15) ‘’Çünkü çocuğunu kaybeden bir anne için yaşanan her yeni gün, ilk gün gibidir. Bu acı hiç yaşlanmaz.’’

16) ‘’Homeros’un mısralarından başka şeyler olduğunu, insanın sevgiye ihtiyaç duyduğunu, şefkatsiz ve aşksız bir yaşamın boş, yaygaracı ve yürek parçalayıcı bir çark düzeni olduğunu fark etti.’’

17) ‘’Ara sıra dudaklarında bir gülümseme ve iç çekiş çakışıyor, ama gülümsemesinin iç çekişinden daha kederli olduğu anlaşılıyordu.’’

18) ‘’Sevincin de acının da şiddetlisi çabuk geçer. Çünkü insan bütün bunları taşıyacak güce sahip değildir.’’

19) ‘’Arkadaşlık, kardeş olmaktır. Birbirine karışmadan dokunan iki ruh gibi, bir elin iki parmağı gibi…’’

20) ‘’Gerçekten de insanlığın varoluşundan 15. yüzyıl da dahil olmak üzere geçen süreç içinde mimari; insanlığın büyük kitabı, insanın güç ve zeka anlamında gelişim evrelerinin temel ifadesiydi.’’

Hazırlayan: Selin Göknar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.