Türk Karikatürü’nün efsanevi 50 Kuşağı

50’li yılları Türkiye çok dinamik bir çizer kuşağı ile karşılamış, kültürel ve siyasal kazanımlar kısa bir süre içinde karikatürün ivmesini önemli ölçüde hızlandırmıştır.

Karikatür artık günlük gazetelere iyice yerleşmiş, neredeyse karikatürsüz gazete kalmamıştır. Cemal Nadir ve Ramiz’in öğrencileri akın akın Babıâli’ye girmiş,  eşsiz bir karikatür zenginliği ve çeşitliliği yaşanmıştır. 50 Kuşağı olarak adlandırılan bu kuşak hareketi, Semih Balcıoğlu, Turhan Selçuk, Nehar Tüblek, Ali Ulvi Ersoy, Ferruh Doğan, Eflatun Nuri Erkoç, Sema Emiroğlu,  Altan Erbulak, Bedri Koraman, Oğuz Aral, Yalçın Çetin, Tonguç Yaşar, Mıstık, Suat Yalaz, Sinan, Hüseyin Mumcu, Sururi, Nihat Bali ve Şadi Dinççağ gibi çizerlerden oluşmaktadır.

Özellikle Amerikalı Çizer Saul Steinberg’in çizgide mizah anlayışı genç kuşağa yol gösterici olmuş, zaman zaman ustaları Cemal Nadir’in de denediği “yazısız karikatür” genç karikatürcülerin ulaşmak istediği öncelikli hedef haline gelmiştir.

Geçmişin kalıplaşmış ve donuk mizahçılarının yerini, farklı biçemleri deneyen, farklı ufuklara yelken açan, yepyeni ve çok renkli bir karikatürcü kuşağı almıştır. Karikatür ilk kez bu kadar yoğun bir şekilde tartışılmaya başlanmış ve bu sanatın sözcüleri ulaşılması gereken hedefler noktasında son derece arzulu davranmışlardır. Sergiler, toplantılar, paneller, matineler, kitaplar ve bildiriler birbiri ardına gelmiş ve karikatür bu dönemde hiç olmadığı ölçüde dinamizm kazanmıştır.

Bu genç ve coşkulu kuşakla birlikte Osmanlı karikatür geleneğinin dışında, daha evrensel ve daha yeni bir karikatür anlayışı filizlenmiştir. 50 Kuşağının bir anlamda manifestosu gibi algılanan “Tef Karikatüristleri Albümü”nün başında yer alan incelemesinde, Ferruh Doğan çizginin yaşadığı değişimi şöyle anlatmaktadır:

“ Günümüzde karikatür gerçek yolunu buldu. Eskiden karikatürün ayrılmaz ve yapıcı bir unsuru sayılan yazı, önemini kaybetti. Mizah artık yazı ile değil, çizgi ile ifade ediliyor. Bu anlayış karikatüre, çizgi ve konu yönünden yepyeni bir mahiyet verdi.  Çizgi süsleme karakterini kaybedip, sadece nükteyi ifade eden bir unsur olunca zaruri olarak konu ile ilgisi olmayan fazlalıklardan kurtularak sadeleşti. Resmin ‘fotoğraf gibi’likten kurtulmasına karşılık, karikatür de bu anlamda ‘resim gibi’likten kurtuldu.”

50 Kuşağı Cumhuriyet karikatürünün en önemli dönüm noktasıdır. Karikatürümüzü yerel, sıkıcı ve tutucu bir ortamdan evrenselliğe taşımayı bilmişlerdir. Turhan Selçuk’un 1956’da Bordighara kentinde düzenlenen karikatür yarışmasında ikincilik ödülü kazanmasıyla, Türk çizerlerinin uluslararası yarışmalarda başarılı olma dönemi başladı. 50’li yıllarda başlayan ve daha sonraki yıllarda da artarak devam eden, bu başarılar Türk karikatürünün dünya karikatüründe tanınmasına yol açtı.

Cumhuriyet Dönemi’ni en donanımlı, en üretken ve en yetkin karikatürcüleri olan bu kuşak, ömürleri yetene kadar da gazete karikatürcülüğünün bayraktarlığını yaptı. Özellikle Turhan Selçuk, Semih Balcıoğlu, Ferruh Doğan, Ali Ulvi, Nehar Tüblek, Bedri Koraman ve diğerleri Cumhuriyet Dönemi Türk Karikatürü’nün en önemli isimleri olarak, ülke mizahının gelişimine eşsiz  katkı sağladılar.

Kaynak:M. Bilal Arık, “Mizah ve Karikatür”, Cumhuriyet Döneminde İletişim, Editör: Nazife Güngör,  Siyasal Yayınevi, Ankara, 2010

Ferruh Doğan, “Tef Karikatüristleri Albümü: Önsöz”, Güldiken Dergisi, Ferruh Doğan Özel Sayısı, Sayı 19, Güz 1999

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.