Türk Edebiyatı’nın Koca Çınar’ı Yaşar Kemal’in destansı başyapıtı: İnce Memed

Üç yıl önce aramızdan ayrılan edebiyatımızın büyük ustası Yaşar Kemal; Çukurova’yı, köyü, köylüyü, ezen ve ezilenin çatışmasını ve eşkıyaların zalim ağalara başkaldırısını arı ve destansı bir Türkçe ile anlatmasıyla gönüllerde taht kurmuştur. İnsanın gözünden film şeridi gibi akıp giden canlı betimlemeleriyle; Anadolu’nun, özellikle de Çukurova yöresinin kültürünü, destanını, ağıtlarını, köylülerin sevinçlerini ve kederlerini o benzersiz üslubuyla kaleme alarak, Türk edebiyatının yanı sıra dünya edebiyatında da adını duyurmuş ve büyük bir yazar olduğunu kanıtlamıştır. Yaşar Kemal, en çok bilinen ve okunan dört ciltlik “İnce Memed” adlı eserini yaklaşık 30 yılda tamamlamıştır.

Yaşar Kemal, bugün bir klasik olarak kabul edilen bu büyük eserinde, köylüye zulmeden, onların topraklarını ellerinden alan ve onları ağır şartlar altında çalıştıran zalim ağalara başkaldıran ve her daim köylünün hakkını savunan İnce Memed’in dağlara çıkması, zenginden alıp yoksula vermesi ve yaşadığı türlü maceraları anlatmaktadır. Yaşar Kemal, romanında yörük kültüründen de bahsederek okuyucularını bu kültür hakkında da bilgi sahibi yapmaktadır.

Romanda geçen ve evrensel ölçekte değeri olan çok önemli sözlerden bazıları:

İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli.” (İnce Memed 1 – s. 159)

“Demir olsam çürürdüm, toprak oldum da dayandım.” (İnce Memed 2 – s. 155)

“Aldırma, üzülme, insan olanın başına akla gelmedik iyilik de gelir, kötülük de… İnsan olanın başına her türlü alçaklık da gelir, yiğitlik de. İnsan, insandan her şeyi beklemeli.” (İnce Memed 3, s. 152)

“İnsanın içindeki adalet duygusunu köreltirsek, insanın insana saygısı kalmaz. İnsanın insana itimadı, hürmeti kalmayınca da bir yerde insanlık çok şey kaybeder, hayat çirkinleşir.” (İnce Memed 3, s. 514)

“İnsana ölüm yok. İnsan muhabbete, insan sevgiye doğuyor. İnsan sevgiye doğmuyorsa insan olamazdı, o zaman ölürdü işte… İnsan insana doğuyor.” (İnce Memed 4, s. 145)

“İnsanlar her şeye, her şeye başkaldırmalı, diyordu. İnsanlar böyle uyudukça, insanlar böyle zulüm altında inlemeyi kabul ettikçe insanın bir sinekten ne farkı olur, insanlar, eğer en küçük bir haksızlığa, zulme başkaldırmayı akıl etmezlerse, insanlık bundan böyle daha beter hale düşecektir.” (İnce Memed 4, s. 348)

“Önce içindeki, yüreğindeki zinciri kopar, başkaldır. Sonra dünyanın bütün zincirlerini kır, tekmil kötülüklere başkaldır, iyilik getir. Getirdiğin iyilikler de, belki bir gün insanlar için kötülük olur. Kendi iyiliğine de başkaldır.” (İnce Memed 4, s. 349)

“İnsanların insanlara güveni kalmayacağına, bu dünyada güvenilir bir insanın bile olmayacağına insanların inanması, insanlığın ölümü demektir.” (İnce Memed 4, s. 381)

Yaşar Kemal’in, zamanında ev ev gezerek, kendi emekleriyle birinci ağızdan ağıtlar topladığı, çoğu kişi tarafından bilinen bir gerçek. İnce Memed’in bazı bölümlerinde de kadınların yaktığı ağıtlardan örnekleri mevcut. Bu ağıtlar kültürel olarak hazine değerinde… Aşağıdaki örnek, eserin dördüncü cildindeki Mestan karakterine kadın ağıtçıların yaktığı bir ağıttır.

 

Düldül dağı kavakları

Kızılgedik durakları

Sana İnce Memed demem

Yıkmayınca konakları.

 

Koçyiğitler, koçyiğitler

Ağlasın selvi söğütler

Öldürmüşler Mestan’ımı

Kanını yalamış itler.

 

Ben ağlarım yana yana

Düşman da susamış kana

Uyan Mestan oğlum uyan

İnce Memed geldi sana.

 

Bilmem demiş, bilmem demiş

Ben hainlik bilmem demiş

İnce Memed’in yerini

Düşmanlara demem, demiş.

 

Hele yazdı, hele yazdı

Kadir Mevla’m böyle yazdı

İnce Memed’i duyunca

Sevincinden öleyazdı.

 

Ölüyor yiğit ölüyor

Dünyaya ışık salıyor

Hele bakın Mestan’ıma

Ölüsü bile gülüyor.

 

Kurşun yemiş, uçmuş canın

Kalbur gibi her bir yanın

İnce Memed derler buna

Öcünü alacak senin.

 

Kızılgediğin yolunu

Koparma cennet gülünü

İnce Memed’ime verdim

Senin kanlı mendilini.

 

Kurban olayım diline

Gelir salına salına

Bin oğlum daha olsaydı

Verirdim İnce’m yoluna.

 

Kızılgediğin ortası

Elimde de ağı tası

Suçsuz yere can veren de

İnce Memed’in yoldaşı.

 

Fırtına Kara Fırtına

Kargışlar ederim sana

Buna İnce Memed derler

Bunu koyar mı yanına.

 

Gökten yıldızlar düşüyor

Yavrum toprakta üşüyor

Uyan da gör Mestan oğlum

İnce Memed dövüşüyor.

(İnce Memed 4, s. 604-605)

 

Yazar: Selin GÖKNAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.