Spike Lee’den ırkçılığa eleştiri: BlacKkKlansman/Karanlıkla Karşı Karşıya

Sosyopolitik filmleriyle öne çıkan, kendini siyahi Amerika’nın sözcüsü olarak tanıtan Afro-Amerikan yönetmen Spike Lee, 2013’te çektiği ‘’Oldboy’’ filminden beri süregelen beş yıllık sessizliğini bozarak, yine ırkçılığa vurgu yapan son filmi ‘’BlacKkKlasnman’’i izleyicisiyle buluşturdu. Amerika’nın yüzyıllardır kanayan yarası olan siyah- beyaz ayrımını gözler önüne seren Spike Lee, siyahilere olan bu ayrımcılığa olan kızgınlığının bugün de taze olduğunu ortaya koydu. ‘’BlacKkKlansman’’de, 1865’te siyahi ve göçmen karşıtı üyeler tarafından kurulan Ku Klux Klan adlı ırkçı bir gizli örgütün, 1970’li yıllardaki faaliyeti ve örgütü durdurmak isteyen iki dedektifin gerçek hayattan esinlenen hikayeleri ele alınıyor.  Spike Lee, bu filminde Amerika’nın ırkçılık konusundaki karanlık geçmişini trajikomik bir üslupla didikliyor.

Film, Colorado’da yaşayan Ron Stallworth adlı Afro-Amerikan bir polis memurunun otobiyografisini yazdığı bir kitaptan uyarlanmıştır. Ron Stallworth’u John David Washington canlandırırken, beyaz ve Yahudi olan ortağı Flip Zimmerman’e Adam Driver hayat veriyor. Cannes Film Festivali Büyük Ödülü’ne layık görülen Spike Lee, bu filmiyle Cannes’e 27 yıl sonra ayak bastı. Film ayrıca Golden Globe Ödülleri’nin En İyi Film kategorisindeki beş adaydan biri olmaya hak kazandı.

Siyahi Polis ve Yahudi Polis Ortaklığı 

1970’lerde Akademi’ye kabul edilen siyahi polis memuru Ron, arşiv işlerinden daha önemli görevlerde çalışmak istemektedir. Nihayet, karşısına siyahi karşıtı ırkçı bir örgütün içine sızarak onların zararlı faaliyetlerini durdurmak yönünde bir fırsat çıkar. Ku Klux Klan adındaki bu gizli örgütün şehirde estirdiği terörü durdurmak için, örgütün lideri David Duke ile telefonda konuşan Ron, kendisini siyahilerden nefret eden bir beyaz olarak tanıtır ve örgütün içine sızmayı başarır. Ancak yüz yüze görüşmelere beyaz meslekdaşı Flip gider ve kendisini Ron olarak tanıtır. Bu iki polis, örgütteki gizli bilgileri öğrenmeye, böylece terör faaliyetlerini önlemeye çalışacaklardır.

Ron bir yandan siyahi protestocuların arasına katılır ve siyahi protestocuların lideri Patrice ile yakınlaşır. Ortağı Flip ile birlikte Ku Klux Klan’a sızarak onların Patrice’ı hedef alan bombalı saldırısının önüne geçerler. Spike Lee filmi daha gerçekçi kılmak ve mesajını daha sert vermek adına, filmin sonunda geçen yılki Charlottesville Ayaklanması’ndan bazı görüntüler ekler.

Charlottesville olaylarında ne olmuştu?

2017’nin ağustos ayında, Amerika’nın Virginia eyaletinin Charlottesville kentinde gerçekleşen ayaklanma, ırkçı grupların iç savaş dönemindeki beyazların üstünlüğünü savunan ayrılıkçı bir komutan olan general Robert E. Lee’nin heykelinin kaldırılmasına gösterdikleri tepkiyle patlak vermişti. Virginia Üniversitesi’nin kampüsünde gerçekleşen gösterilerde, göstericiler ellerinde meşalelerle ‘’Sağı Birleştirin’’ sloganları atarak yürüdüler. Karşıt bir grubun da olaylara katılmasıyla adeta bir katliam yaşandı ve 30 kişi yaralanırken 1 kişi hayatını kaybetti.

ABD başkanı Donald Trump, olaylara ilişkin yaptığı açıklama sonrası büyük tepkiler almıştı. Trump, açıklamasında ırkçıların ismini açıkça söylemediği gerekçesiyle sert eleştirilere maruz kalmıştı. Spike Lee, bir röportajında; ‘’Trump’a savaş mı ilan ediyorsunuz’’ sorusuna ‘’Hayır, çünkü o nükleer savaşı başlatacak silahları elinde bulunduruyor’’ cevabını vererek iğneleme yapmıştı. BlacKkKlansman, Charlottesville olaylarının yıldönümü olan geçtiğimiz ağustos ayında ABD’de vizyone girdi.

Her filminde ırkçılığa karşı sert tepkisini ortaya koyan Spike Lee, herkesin özgürlüğünün peşinde koşmasını, siyahilerin her zaman haklarını arayarak zulme karşı seslerini yükseltmelerini sürekli dile getirmektedir. BlacKkKlansman’de bu tavrını kara mizah ve trajik anlatı karışımıyla başarıyla ortaya koyuyor. BlacKkKlansman, 2019 Golden Globe ödüllerine En İyi Drama Filmi, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu (John David Washington) ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Adam Driver) olmak üzere dört dalda aday oldu. Böylece Oscar Akademi ödüllerinin de şimdilik en güçlü adaylarından biri olarak görülüyor.

Yazar: Selin GÖKNAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.