Samimi dostlukları konu edinen 5 harika film

Senaryolaştırılarak beyaz perdeye aktarılan birçok dostluk hikayesi; dostluğun acı, tatlı, dramatik, komik ve sorgulatan nitelikleriyle izleyicilere hayat dersi vererek farkındalık kazanmaya yardımcı olmaktadır. İnsanlara karşı önyargıların yıkılmasının önemini, bu yıkılan önyargılarla hayatlara güzel kapıların açılabileceği ve yaşamın iyi yönde ilerleyebileceği düşüncesini soğuk su gibi yüze çarpan dostluk temalı bu filmler, empati kurma yeteneğini de güçlendiren bir niteliğe sahiptir. ‘’Dostluk illa yan yana, diz dize olmak değildir. Asıl dostluk can cana, kalp kalbe olmaktır.’’ diyen Mevlana, gerçek dostluk kavramını güçlü bir şekilde özetlemiştir. Gerçek dostluğun insan hayatındaki önemini anlatan 5 güzel filmi derledik.

1-) Can Dostum (The İntouchables, 2011) IMDb: 8.5

Philippe, zengin bir iş adamıdır. Yamaç paraşütü yaptığı bir günde kaza geçirir ve boynundan aşağısı felç olur. 7/24 bakıma muhtaç olan Philippe, hapishaneden yeni çıkmış Driss’i yardımcısı olarak işe alır. Normal şartlarda biraraya gelmeleri mümkün olmayan Driss ve Philippe’nin sımsıcak dostluğu ve beraber hayatın tadını çıkarmaları, güldürürken düşündürmesi ile de izleyenlere ilham kaynağı oluyor.

Yönetmenliği Olivier Nakache ve Eric Toledano’un üstlendiği filmin başrollerini; François Cluzet ve Omar Sy paylaşıyor.

‘’Sen birini kaybetmenin ne demek olduğunu bilmiyorsun. Çünkü birini kaybetmek için, onu kendinden daha çok sevmen gerekir.’’

 

2-) Mary ve Max (Mary and Max, 2009) IMDb: 8.1

Avustralya’da sorumsuz ve yoksul ailesiyle birlikte yaşayan ve 8 yaşındaki yalnız bir kız çocuğu olan Mary, postaneye gittiği bir gün New York adres defterini görür. Adreslerden birini alan Mary, o adrese mektup yazmaya başlar. Mektup yazdığı kişi ise New York’ta yaşayan Avustralyalı savaş gazisi Max Jerry Holowitz’dir. Max, New York’taki dairesinde yalnız yaşayan, asosyal, sorunlu ve obez olan 44 yaşında bir adamdır. 8 yaşındaki Mary ve 44 yaşındaki Max’ın mektuplaşmaları, hayat hakkında acı tatlı gerçekleri beyaz perdeye dokunaklı bir şekilde yansımaktadır.

Animasyon filmleriyle ünlenen Adam Elliot’un ilk uzun metrajlı filmi olan Mary ve Max’ın oyuncu kadrosunda Toni Colletle ve Philip Seymour Hoffman yer almaktadır.

‘’Seni affetmemin sebebi kusursuz olmaman. Sen kusurlusun, ben de öyleyim. Bütün insanlar kusurlu…’’

 

3-) Kahvaltı Kulübü (The Breakfast Club, 1985) IMDb: 7.9

1985 yapımı bu Amerikan gençlik klasiği, en sıcak ve en samimi gençlik filmlerinden biri kuşkusuz. Amerikan lise hayatını da gözler önüne seren film; okul müdürünün baskın gözetiminde, farklı karakterlerdeki 5 öğrencinin disiplin cezaları sebebiyle, bir cumartesi gününü okulun kütüphanesinde geçirmeleri ve farklılıklarını kabul edip ortak noktalarını ortaya çıkarmaları etrafında şekilleniyor. Sportmen, anarşist, sarışın, ucube ve entelektüel sıfatlarıyla nitelendirilen bu 5 öğrencinin, tüm gün başta istemeyerek de olsa birbirlerini tanımalarını ve gelişen dostluklarını ele alan Kahvaltı Kulübü, izleyicilerin içini ısıtan harika bir kült film!

Gençlik filmleri çekmesiyle tanınan John Hughes filmin yönetmenliğini üstlenirken; oyuncu kadrosu Emilio Estevez, Anthony Michael Hall, Paul Gleason, John Kapelos, Judd Nelson, Molly Ringwald, Ally Sheedy isimlerinden meydana geliyor.

‘’Pazartesi günü okulda ne olacak? Size selam verebilir miyim?’’

 

4-) Hayatın İçinden (The Station Agent, 2003) IMDb: 7.7

‘Yalnızlık ve dostluk’ teması etrafında şekillenen filmde; sorunları olan, yalnız kalmak isteyen ve ıssız bir tren deposunda yaşama kararı alan Finder McBride’ın, depoda tesadüf eseri karşılaştığı başarısız bir evlilikten çıkan 40 yaşlarındaki eski oyuncu Olivia ve 30 yaşlarında iyi bir aşçı olan, konuşmayı seven Joe’nun dostlukları anlatılır. Bambaşka hayatlara ve karakterlere sahip bu üç kişi, yalnızlıklarını paylaşarak sıradışı bir dostluk kurarlar.

Amerikan bağımsız sinemasının örneklerindern biri olan bu sevimli filmin yönetmenlik koltuğunda Tom McCarthy’nin bulunduğu filmin oyuncu kadrosu; John Slattery, Peter Dinklage ve Patricia Clarkson gibi isimlerden oluşuyor.

‘’Konuşmak zorunda değiliz, benim için problem değil. Sadece yemeğimizi yesek de olur.’’

 

5-) Forrester’ı Bulmak (Finding Forrester, 2000) IMDb: 7.3

Yazma ve basketbol konusunda yetenekli olan Jamal, bu yetenekleri sayesinde özel okula kenar mahalleden gelerek zenginlerin arasında ayak uydurmaya çalışan 16 yaşındaki bir gençtir. Bir gün, arkadaşlarıyla iddiaya girerek eski bir yazar olan, yalnız ve içe kapanık William Forrester’ın evine hırsızlık yapmak amacıyla girer fakat çantasını unutur. Çantasını almak için geri döndüğünde, yazarın defterinin arasına bazı notlar koyduğunu fark eder ve bundan etkilenir. Bu yaşananların ışığında, Jamal ve Forrester arasında samimi bir dostluk başlar.

Yönetmenliğini Gus Van Sant’ın üstlendiği filmin başrollerinde; Sean Connery ve Rob Brown bulunmaktadır.

‘’İlk taslağını kalbinle yazarsın; sonra onu düşüncelerinle yeniden yazarsın.’’

Yazar: Selin Göknar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.