Mario Levi’nin Yanlış Tercihler Mahallesi adlı romanından 25 alıntı

Türk Edebiyatı’nın başarılı yazarlarından biri olan Mario Levi, son romanı Yanlış Tercihler Mahallesi’nde, sıradışı bir mahalledeki insanların hayatını alışılmışın dışında bir kurguyla ve akıcı bir Türkçeyle anlatıyor. Hepimizin hayatında yanlış tercihler yaptığı dönemler olmuştur. Bu yanlış tercihin bedeli de çoğu zaman tüm hayat boyunca ödenir. Mario Levi, romandaki kalabalık kadrodaki karakterlerin yanlış tercihlerini okuyan okuyucusuna, gerçek hayatta sık sık karşılaşılan yanlış tercihleri ve acı hayat öykülerini hatırlatıyor. Bu da okuyucuyu romanın içine daha çok çekiyor. Hayatın içinden bir roman olan “Yanlış Tercihler Mahallesi”nden 25 alıntıyı sizlerle paylaşıyoruz.

Yanlış Tercihler Mahallesi
Yanlış Tercihler Mahallesi

 

1- Hayat, birçok kırgınlığa katlanmam gerektiğini bana defalarca öğretti.

2- Herkes istediğine istediği özelliği yüklüyor zaten. Herkes sınırları ve hayatı süresince taşıdığı hapishane neyi gerektiriyorsa onu yapıyor. Herkes belki de bu yüzden yalnızlaşıyor, farklı olanları gereğince anlayamıyor.

3-  Alınyazısı dedikleri, yaşanırken anlaşılamayacak bir zaman oyunuydu.

4- İhtimaller hayat devam ettikçe tükenmezdi

4- İhtimaller hayat devam ettikçe tükenmezdi ve bildiğin gibi her ihtimal yeni bir hikâyenin kapısını aralardı.

5- Sevmek ne mana taşıyacaktı kendini sevmedikten sonra?

6- Yola çıkmadan nereye kadar gidebileceğini göremez insan.

7- Bazı alışkanlıklar içimizde kalan hikâyeler üzerine kurulur. Karşınıza birileri çıkar ve size esas manasını ancak zamanla anlayabileceğiniz birkaç an bırakır. Sonrası derinlerden gelen bir gülüşündür. O zaman oyun başka bir seyir izler. Devam edip etmemek yine size kalmıştır.

8- Sevincime tüm benliğimle sarılmak istemiştim. Hissettiklerimde bir kederi boşuna yaşamamış olmanın inancı vardı çünkü. İnsan kendini biraz da böyle inşa etmiyor muydu?

9- Yazmak için sadece kitap okumak yetmez. Yaşayacaksın. Dibine kadar yaşayacaksın. Yaşamayınca yazamazsın.

10- Para dediğin, insanın hayatını güzelleştirmeye yaramıyorsa bir halta yaramaz. Şunu erteleyeyim, bunu erteleyeyim bir gün harcarım nasılsa diyerek elde tutarsan asıl değerini kaybeder. Kendini garantiye almak için tutarsan daha çok kaybeder. En çok da iktidarın için kullandığında kaybeder. Seni kire daha çok bulaştırır. Eline geçeni elinden çıkaracaksın. Bu kadar! Yaşayacağın, nefes alacağın her an için, tamam mı?

11- Bazen önüne zor toplar gelebilir. Ne yapacaksın? Zor mor, ben bu işin üstesinden gelirim diyorsan durmayacaksın. Üzerine gideceksin. En kötü ihtimal, başaramayacaksın. İyi görmek şart. İnanmak şart. Bu iş zor, altından kalkamam diyorsan ne olacak? O zaman da bilerek kötü bir vuruş yapacaksın. Anlıyor musun? Ya da o vuruşu yapmaktan vazgeçeceksin. Sıranı rakibe vereceksin. Durman gereken yeri bileceksin. Her yerde ama, her yaptığında… Çalışma hayatında, siyasî tercihlerinde, ilişkilerinde, evliliklerinde… Hiç değişmiyor.

12- Durulan yer, her zaman en doğru yer miydi? Oyunu oynamadan sorunun cevabını alamazdı insan.

13- Kendimizi hapsettiğimiz odalarda başkalarının acılarına nasıl da sağır kalabiliyorduk bazen. Nasıl uzak, nasıl mesafeli… Üstelik uzaklığın kendimize de uzak düşme manasına geldiğinin farkına varmadan…

14- Bazı ilişkilerin yaşanması için başka zamanlar gerekiyormuş… Birileri karşına geçip, sana umut oyununun çok sancılı geçeceğini söylerse, inan. Sadece vazgeçince kurtuluyorsun.

15- Doğrunun peşinden gitmek için hiçbir zaman geç sayılmaz insan. Bazen doğru bilginlerin yanlış çıkabilir. Bunu da ancak yaşayarak anlarsın. Ama unutma; her yanlış kendi doğrusunu doğurur. Savaş son nefesimize kadar devam eder… Son nefesimize kadar… Doğru değişir, sen değişirsin. Kazanırsın veya kaybedersin. Asıl mühimi nedir, bilir misin? Ben savaştım dersin, ben hiç olmazsa savaştım… Sen savaşı göze alamayanlardan kork, yenilenlerden değil…

16- …insan her hayal ettiğini yaşayamıyor. Gönlünüz diliyor ama başkalarının hakikati gün geliyor, hissettiklerinizle buluşmuyor.

17- …O anlarda belki de hayatının manası için savaşan, kazanan, kaybeden herkes için gülüyordum… Ölümü bile cesaretle karşılamayı bilen herkes için… Yaralı insanlar, kırık kalpler ve aşk uğruna yenilmeyi göze alanlar için… Umut edenler için… Ölümün son olmadığına inananlar için… Çünkü gülmek en büyük isyandı…

18- Bazı kaygılara boşuna kapılıyorduk. Hiç kimse hiç kimseyle sandığımız ya da gerektiği kadar ilgili değildi üstelik.

19- İnsan bir boşluğu doldurmaya çalışırken, hayatında başka boşlukları meydana gelmesine yol açabilir. Boşluklar da yıllar akar giderken arazlar bırakır.

20- Bazı sözlerin değeri ancak zamanla anlaşılırdı.

21- İnsanları tanımak istiyorsanız, sabretmeyi de bilmeliydiniz, sorularınızı kendinize saklamayı da…

22- Hiç kimsenin kırgınlığı bir başkasınınkinden daha önemli değil. Hiç kimse daha haklı değil. Başkasının kırgınlıklarını küçümseme hakkınaysa hiç sahip değil.

23- Hayal ettiklerine istediklerini anlatamıyorsan, varlığını yeterince duyuramıyorsun ve tüm yaşadıklarına rağmen anlatmaktan vazgeçemiyorsan, kendine anlat, sadece kendine anlat.

24- Herkesin hayal gücü, hayat karşısındaki cesareti kadardır.

25- Kendilerini güçlü sanan insanların, sırf güçlerine fazla güvendikleri, hatta taptıkları için aslında çok güçsüz ve aldatılmaya açık olduklarını yeniden düşünmeye ne dersiniz?

Mario Levi, Yanlış Tercihler Mahallesi, Everest Yayınları, İstanbul, 2017.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.