Makedonya’ya seyahat için 10 harika sebep

Balkanların en güzel ülkelerinden biri olan Makedonya; Yunanistan, Bulgaristan, Arnavutluk, Sırbistan ve Kosova ile komşu olan 2 milyon nüfusa sahip küçük bir ülke. Türkler ise 120.000 kişilik nüfusuyla, Makedon ve Arnavutlardan sonra en kalabalık üçüncü etnik grubu oluşturuyor. Eski Yugoslavya Cumhuriyetlerinden ayrılarak 1991’de bağımsızlığını ilan etmiş ve Türkiye de bağımsızlıklarını tanıyan ilk ülkelerden biri olmuş. Yunanistan ile diplomatik krizler yaşamaları, Büyük İskender’i paylaşamamaları gibi nedenler, ülkenin AB’ye üyelik sürecini zora sokuyor. Buna rağmen tarihi ve kültürel açıdan Balkanların en güzel ülkelerinden biri. Bazı ülkelerin sadece adını duyarsınız ama içini görmek bambaşkadır. Bizzat görünce tüm ön yargılarınızdan sıyrılır ve o ülkeye aşık olursunuz. Makedonya da önyargıları parçalayan cazibeye sahip, muhteşem bir ülke.

1. Ohrid – Balkanların İncisi

Ohrid, Makedonya’nın güneyinde bulunan küçük bir turistik şehir. Ohrid Gölü’nün mavi – yeşil güzelliği, küçük kayık ve tekneleri, tarihi evleri ve kalesiyle adeta büyülü bir masal havasını taşıyor. Özellikle meşhur Ohrid incileriyle yapılan aksesuarları oldukça popüler. Çok canlı, çok huzurlu; insan Ohrid’e bir kere gidince, yıllar sonra düşününce bile o huzuru hissedebiliyor. Belki de bunun sebebi küçük ve şirin bir turistik şehir olmasında yatıyor. Birçok tarihi yapısı ve kiliseleriyle taşıdığı mistik havayı, katiyen çok az yerde tadabilirsiniz. Ohrid Kalesi’ne çıkıp şehre kuşbakışı bakabilir ve hatıra fotoğrafları çekebilirsiniz. Ayrıca, “Before the Rain” gibi mükemmel ötesi bir dramatik savaş filminin Ohrid’de çekildiğini söylemekte fayda var.

Ohrid Gölü
Ohrid Gölü

Küçük bir ziyaret yapmak isterseniz otel yerine, gölün hemen yakınındaki tarihi evleri birkaç günlüğüne kiralayabilirsiniz. Şanslıysanız, günlüğü 5 Euro olan evleri tutup harika zaman geçirebilirsiniz. İnsanların sıcakkanlılığı sayesinde de yabancılık çekmeniz biraz zor.

Ohrid Gölü
Ohrid Gölü

2. Üsküp / Heykel Diyarı

Makedonya’nın başkenti ve en yoğun nüfusuna sahip olan Üsküp, 550 yıllık Osmanlı mirasını içinde barındırıyor. Yahya Kemal’in de doğduğu şehir olan ve Vardar Nehri’nin ikiye ayırdığı bölgede bulunan Üsküp’te; nehrin bir tarafında yozlaştırılmaya çalıştırılan ve nüfusun neredeyse %40’ını oluşturan Türkler ve Arnavutlar bulunurken, diğer tarafta da Makedonlar yer alıyor. Üsküp Meydanı ve Vardar Nehri boyunca attığınız her turda, size birçok şahsiyetin heykeli eşlik ediyor. Ancak bu heykeller Makedon meclisinin turist çekmek amacıyla, birkaç yıl önce yaptıkları yatırımlar sayesinde ortaya çıkmış. En ünlüsü, yaklaşık 22 metre uzunluğundaki Büyük İskender heykeli… Ama onun adını bile, tarihi nedenlerden ötürü komşuları kızmasın diye açıkça belirtmemişler ve ‘Atlı Savaşçı’ diye kaydetmişler. Meydanı, çarşıyı, havuzları, parkları ve bahçeleri çevreleyen diğer heykeller ise Büyük İskender’in babası II. Filip, Doğu Roma İmparatoru I. Justinian, Rahibe Teresa, Kiril alfabesinin mucidi Cyril ve Nikola Karev gibi şahsiyetlerin figürleridir.

Büyük İskender Heykeli
Büyük İskender Heykeli

Şehrin bir diğer uğrak noktası, Üsküp Meydanı’ndaki Makedonya Ulusal Arkeoloji Müzesi. Müzede Antik ve Osmanlı dönemine ait eserleri bulmak mümkün. Yine o civarlarda bulunan Parlamenter binası, Taş Köprü ve Türk Çarşısı da turistleri cezbediyor. Bu kadar zengin bir tarihi bulunan şehrin tüm tarihi geçmişini, eserlerini ve doğal güzelliklerinin tümünü yazmak sayfalar sürecektir. Bu nedenle, ilgisi olanlar ayrıntılı bir araştırma yapabilirler.

Üsküp
Üsküp
Makedonya Ulusal Arkeoloji Müzesi
Makedonya Ulusal Arkeoloji Müzesi

3. Bitola / Nam-ı Diğer Manastır

Makedonya’nın güneybatısında bulunan bu ticaret ve konsolosluklar şehri, ülkenin ikinci en yoğun nüfuslu bölgesidir. Osmanlı döneminde Manastır olarak adlandırılmış şehir, günümüzde Bitola adıyla tanınmaktadır. Atatürk’ün askeri eğitimini aldığı Manastır Askeri İdadisi ise şu an müze olarak kullanılıyor. Sırf o müzeyi gezmek bile Bitola’ya gelmek için büyük bir sebep. Atatürk’ün geçtiği yerlerden geçmek, insana çok farklı duygular yaşatıyor.

Manastır Askeri İdadisi
Manastır Askeri İdadisi

Genellikle Türk esnafın bulunduğu Şirok Sokak, şehrin en canlı mekanı. Manastır Askeri İdadisi de sokağın ötesinde bulunuyor. Sokağın en ilginç yanı, Atatürk orada öğrenciyken sık sık Şirok Sokak’tan geçermiş ve bir gün, bir evin balkonunda güzel Eleni Karinte’yi görerek birbirlerine aşık olmuşlar. Ancak sosyo-kültürel sorunlar ve Eleni’nin babasının engellemeleri onları kavuşturamamış.. Bu aşk, Balkanların Romeo ve Juliet’i olarak ün yapmış; gerçek olup olmadığına dair kesin bir şey yok ama o aşka dair tek belge, Eleni’nin Atatürk’e yazdığı mektup. Bu mektup, Manastır Askeri İdadisi’nin Atatürk’e ait anı odasında sergileniyor. Türk turistler, akın akın müzeyi ziyaret etmek ve Eleni’nin balkonu altında fotoğraf çektirmek için Bitola’ya geliyorlar.

Eleni Karinte’nin Evi
Eleni Karinte’nin Evi

Konaklamak için gayet uygun hotel ve apartlar mevcut. Otobüs terminalinden Şirok Sokak’a kadar yürüyüş mesafesi 10 dakika sürüyor ve en güzel hoteller de Şirok Sokak’ta bulunuyor. Eleni’nin evinin birkaç bina yanında bulunan Hotel El Greco, iki katlı ve iki kişilik üç odası bulunan şirin bir hotel. Günlüğü 7 Euro’ya bir oda tutup balkonunda sokağı izleyerek keyif yapabilirsiniz.

Mustafa Kemal Atatürk Anı Odası / Manastır Askeri İdadisi
Mustafa Kemal Atatürk Anı Odası / Manastır Askeri İdadisi

4. İştip/Stip – Ticaretin Gözde Birimi

İştip, Makedonya’nın orta kesimlerinde bulunan eski ve küçük yerleşim birimidir. Çok köklü bir tarihi geçmişe sahip olan bu yer, bir süre Osmanlı’nın da himayesinde bulunmuştur. Coğrafi konumundan ötürü, diğer şehirlerle yoğun bir ticari trafiğe elverişli olan İştip, gittikçe gelişmekte ve ticaret, tekstil, moda ve eğlence alanlarında ülkenin odağı haline gelmektedir. Kentin kadim Isar Kalesi, turistleri çeken cazip yapılar arasındadır. Elli bin nüfusa sahip bu sakin kent, küçük olmasına rağmen arkadaşların buluşup bira içeceği barlar ve 3,5 kilometrelik yürüyüş parkı sayesinde de keyifli vakit geçirmeye olanak sağlıyor.

İştip
İştip

5. Struga / Şiirin Başkenti
Struga, turistlik yerlere öncelik verenler için harika bir alternatif. Makedonya’nın güneybatısında, Ohrid Gölü’nün yanında bulunan bu 15.000 nüfuslu küçük şehir, tarihi yapıları ve görselliğiyle insanları büyülüyor. Şehri iki yakaya ayıran Kara Drin Nehri, doğal güzellikleri, kiliseleri, kumsalları ve insana huzur veren sessiz, sakin atmosferiyle tatil için iyi bir seçenek ortaya koyuyor. Nehrin karşısında görünen Arnavutluk sınırını izleyip, zihni boşaltarak enerji depolamak ise şehrin en güzel avantajlarından birini oluşturuyor. Struga, kültürel açıdan da çok avantajlı bir konumda bulunuyor. Şair Köprüsü’nde, her ağustos ayında düzenlenen Struga Şiir Akşamları’nın keyfini çıkarmak için ağustos ayında giderseniz, daha unutulmaz ve anlamlı hatıralar biriktirebilirsiniz. Bazı ünlü şairlerin orada doğması da, şehrin Şairler Şehri olarak nitelendirilmesine neden olmuş.

Struga
Struga

6. Meşhur Yemekleri

Yüzyıllar boyunca Osmanlı hakimiyetinde kalmış Makedonya’nın mutfağı, Türk mutfağına oldukça benziyor. Özellikle meşhur Üsküp köftesi, ülkenin sembolü haline gelmiş durumda. Bizim İnegöl köftemize benzese de, kendilerine özgü bir damak tadı da var. İstediğiniz sayıda köfteyi söylüyorsunuz ve mezelerle birlikte getiriyorlar. Ülkenin bir diğer meşhur yemeği de tavuklu pizzası, Makedonlarca oldukça fazla tüketiliyor. Bu mükemmel tatları Makedonya’ya gittiğinizde denemeden dönmemenizde fayda var.

7. Meşhur İçkileri

Makedonya’da alkol fazla tüketiliyor. Hatta biraları günlük içecekleri haline gelmiş durumda. Zlaten Dab ve Sponsko marka biralarını; barlarda, restoranlarda, marketlerde, nerede olursa bulabilirsiniz. Tabii bu biralarda alkol oranı %5 civarında oluyor. Şarapları da Tikveş’te yerel olarak üretiyorlar. Tikveş marka bu şaraplar, lezzetli olduğu kadar ucuz da… Makedonya’nın belki de en meşhur alkollü içkisi, erik rakısı. Sadece Makedonya’nın değil, Balkanların bir kısmının, özellikle Arnavutluk ve Yugoslavya’nın da, meşhur içkisi. Bizim gri rakımıza benzemeyen erik rakısı, oldukça sert bir tada sahip ve alkol oranı %40 civarında. Bira ve şarap ucuzken, erik rakısı biraz pahalı ama yüksek vergi vermeden gönül rahatlığıyla içebiliyorsunuz.

Makedonya Şarapları
Makedonya Şarapları

8. Samimi İnsanları

Adım attığınız her yerde, her şehirde mutlaka yardımsever ve güler yüzlü insanlara rastlayabilirsiniz. Öncelikle arkadaş ortamı çok güzel, birbirlerine karşı çok saygılı ve hoşsohbetler. Mesela her dakika birbirlerine ‘çak’ yapıyorlar ve bu onların kültürlerine ait bir hareket. Turistlere karşı da yardımlarını hiç esirgemiyorlar. İngilizce bilmeseler bile anlaşmanın bir yolunu mutlaka buluyorsunuz. Gitmek istediğiniz yeri söylediğinizde, yol uzun olsa bile sizinle birlikte yürüyorlar. Yürürken de etrafı anlatmaya çalışıyorlar. Böyle bir durumda yabancılık çekmeniz mümkün değil ve onların enerjisi size de geçiyor; sonuç olarak mutluluğunuz katlanıyor. Bunun yanında, Makedonya’da Türklerin yoğun bir nüfusa sahip olduğunu söylemekte yarar var. Gittiğiniz her yerde mutlaka bir Türk’e rastlıyorsunuz. Ne de olsa Osmanlı mirası sayesinde onlar da Makedonya’nın yerlilerinden.

9. Vizesiz Seyahat İmkanı

Makedonya, Avrupa’da vizesiz seyahat imkanı sunan az sayıda ülkeden biri. Ancak Türk vatandaşları için bunun süresi 90 gün. Kısa süreli seyahate çıkacak gezginler için vize alma derdi olmadan iyi bir seçenek doğuyor.

10. Ekonomik Olması

Diğer Avrupa ülkelerine göre çok ucuz olan Makedonya’da özellikle ulaşımın ucuz olması nedeniyle rahatça gezebilirsiniz. Şehir içi ulaşım 3-5 Euro’yken, şehirler arası 8-10 Euro’ya seyahat edebilirsiniz. Biz 4 saatlik mesafesi olan Ohrid – Üsküp seyahatimizde otobüse 400 dinar gibi bir ücret ödemiştik, ki bu 7 Euro gibi bir miktara tekamül ediyor. Ulaşım dışında da her şey çok ucuz ama tekstil için aynı şeyi söylemek zor. Kısacası, Makedonya’yı bir haftalığına gezip görmek isterseniz 600-800 TL arası değişebilen uçak bileti dahil, yanınıza 1500 TL almanız yeter de artar bile. Ayrıca 1 saat 10 dakika gibi bir sürede gitmek, yakınlık açısından da bir avantaj oluşturuyor.

Yazar: Selin GÖKNAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.