John Fiske’in Popüler Kültürü Anlamak kitabından 10 alıntı

John Fiske’in, Popüler Kültürü Anlamak kitabı popüler kültür tartışmalarına açılım sağlayan önemli bir kitaptır. Bu kitabında Fiske, popüler kültürü sistemin yeniden üreticisi olarak değil, halkın bilinçli tercihleriyle şekillenen ve hatta içerisinde devrimci öğeler barındıran bir “müzakere zemini” olarak tanımlamıştır. Süleyman İrvan’ın çevirisiyle dilimize kazandırılan bu kitaptan, 10 alıntıyı academilist okurları için seçtik.

 

  1. Popüler kültür özellikle iktidarın eşit biçimde dağıtılmadığı toplumlarda derinden çelişkilidir.
  2. Popüler kültür, her şeyden önce, halkın mevcut toplumsal durumuyla ilintili olmak zorundadır.
  3. Arada varolma sanatı, bir popüler kültür sanatıdır. Onların ürünlerini kendi amaçlarımız  için kullanmak, üretim ile tüketim arasında var olma sanatıdır, konuşma, onların dil sistemi ile bizim maddi deneyimimiz arasında varolma sanatıdır.
  4. Popüler kültür daima egemenlik altına alma güçlerine gösterilen tepki tarafından biçimlendirilir.
  5. Gündelik yaşam popüler kültür pratikleri tarafından oluşturulur, onu tanımlayan en temel özellik, son kertede iktidara teslim olmayı reddetmekle birlikte, zayıfın güçsüz kılan sistemin sağladığı kaynakları kullanmadaki yaratıcılığıdır.
  6. Söz oyunları anlam çokluğunu küçük bir alan içerisine sıkıştırırlar, bu anlamlar taşarlar, denetimden kaçarlar; üretken okumayı gerektirirler, asla hazır gelmezler. Söz oyunları dilin önemsiz ve saçma kullanışı olarak düşünüldükleri oranda doğru ile şaka arasındaki gerilimi cisimleştirirler; şaka daima disiplinsiz, küçük düşürücü, saldırgan olma potansiyelini taşır.
  7. Anlam, okurun toplumsal ilişkilerinin metnin söylemsel yapısıyla buluştuğu okuma anında ortaya çıkar.
  8. Televizyon, kendi kullanımlarını dikte eden ve kullanıcılarını egemenlik altına alan kültürel bir zorba değil, insanların istekleri doğrultusunda kullandıkları kültürel bir kaynaktır; zaten böyle bir zorba olsaydı, popüler kültürümüzde muhtemelen bu denli büyük rol oynayamazdı.
  9. Foucoult’a şükran duymamızı gerekli kılan düşüncelerinden birisi de, iktidar ilişkilerinin sınıf ilişkileriyle yeterince açıklanamayacağı, iktidarın söylemsel bir yapıda olduğu ve genelleşmiş toplumsal yapılarda değil, özgül pratik bağlamlarında anlaşılabileceği üzerindeki ısrarıdır. Toplumsal iktidar sınıfsal ya da nesnel açıdan tanımlanmış herhangi bir taplumsal kategoriye eşitlenemez.
  10. Toplumsal iktidar  toplumsal kategorilerle yeterince açıklanamaz ama aynı şekilde söz konusu kategorilerden bağımsız olarak da anlaşılmaz.

Kaynak: John Fiske, Popüler Kültür Anlamak, Çev: Süleyman İrvan, Ark, Ankara, 1999

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.