Ikigai-Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı kitabından 10 alıntı

Hector Garcia , ve  Francesc Miralles’in çok satan kitabı olan Ikigai’de Japonların uzun ve huzurlu yaşamlarının sırları anlatılıyor. Japonlar herkesin bir ikigaisi olduğuna inanır, her sabah yataktan kalkmaları için bir sebepleri vardır. İlham verici ve rahatlatıcı bu kitap sizlere kendi ikigainizi keşfetmeniz için gerekli tüm bilgileri veriyor. Aceleci davranmamanızı, hayat gayenizi keşfetmenizi, ilişkilerinizi canlandırmanızı ve kendinizi tutkularınıza adamanızı sağlıyor. Academilist okurları için kitaptan 10 alıntı seçtik:

Ikigai nedir?: “Hep meşgul kalarak mutlu olma”

Japoncada, İngilizcede olduğu gibi “işi temelli bırakmak” anlamına gelen bir emeklilik sözcüğü yoktur.

Sahip olduğumuz herşeyin ve sevdiğimiz herkesin birgün yok olacağını asla unutmamalıyız. Bu hep aklımızda tutmamız ama karamsarlığa kapılmamamız gereken bir şeydir. Birşeylerin kalıcı olmadığının  farkında olmak bizi üzmemeli,ani ve etrafımızdakileri sevmemize yardımcı olmalıdır.

Epiktetos’un dediği gibi, ” Konu sana ne olduğu değil, buna nasıl tepki verdiğindir.

“Japonca öğrenmeye başlayan birinin ilk öğrendiği kelimelerden biri ganbaru’dur, yani ‘sonuna kadar direnmek’ ya da ‘kişinin elinden gelenin en iyisini yaparak dik durması’ anlamına gelir.”

Mutluluk daima kalbin kararıdır.

Direğe iple bağlanan bir eşek kendini kurtarmak için direğin etrafında dönüp durdukça direğe yapışık hareket edemez halde kalır. Aynı şey kendi korkularından ve rahatsızlıklarından kurtulmaya çalışıp acılarına daha fazla saplanan obsesif düşünme biçimine sahip insanlar için de geçerlidir.

Hepimizin asil ya da korkunç şeyler yapma kapasitesi vardır.

“Tanrım, değiştiremeyeceğim şeyleri
Sükunetle kabul etme lütfunu bahşet,
Değiştirmem gereken şeyleri
Değiştirmek için
Ve ikisi arasındaki
Yapabilmek için bilgelik ver.”

Sevdiğiniz bir yamaçtan aşağıya kaydığınızı hayal edin. Kar, beyaz kum gibi iki yanınızda uçuşuyor. Koşullar mükemmel.
Elinizden geldiğince tamamen kaymaya odaklanmışsınız. Her an nasıl hareket edeceğinizi biliyorsunuz. Gelecek yok, geçmiş yok. Sadece an var. Karı, kayak takımlarınızı, bedeninizi ve bilincimizi tek bir varlık olarak hissediyorsunuz. Tamamen deneyime gömülmüşsünüz, başka hiçbir şey hakkında düşünmüyorsunuz ya da herhangi bir şey dikkatinizi dağıtamıyor. Egonuz çözülüyor ve yaptığınız işin bir parçası oluyorsunuz.  Bruce Lee bu tarz bir deneyimi şu sözle tanımlamıştır: “Su gibi ol dostum.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.