Bir şehirden daha ötesi: Weimar

Weimar, Avrupa’nın efsanevi şehirlerinden biridir. Cranach’lar, Bach, Wieland, Herder, Schiller, List, Nietzsche, Van de Velde, Kessler, Gropius bu şehirde bulunmuş olduklarından Weimar kültürel açıdan oldukça farklı bir yerdir. Goethe uzun ömrünün tam 50 yılını geçirmek için buraya gelmiş, yolu Alman dilinin diğer büyük şairi Schiller’le kesişmiştir. On beşinci yüzyılın büyük dehası Cranch ile On dokuzuncu yüzyılın büyük filozofu Nietzsche ise ölmek için gelmiştir. Bugün konservatuvara dönüştürülen sarayda 30 yılını geçiren Franz Liszt, en güzel eserlerini burada bestelemiştir.

“Her türlü bağdan uzak / Hiçbir engel tanımadan / Özgürce uçuyorum işte / Kanatlanmış çalgım söz / Sonsuz ülkem düşünce…”

Schiller bu dizelerde dile gelen özgürlük sevinci, başkaldırı tutkusuyla kendisine biçilen kalıpları yadsımış, ordudaki doktorluk görevinden istifa ederek ömrünü şiir ve tiyatroya adamış, beş parasız yollara düşmüştü. Sonunda dengeyi Weimar’da, taşkın kişiliğine hiç de benzemeyen Goethe’nin bilgeliğinde, yerleşik ve sakin yaşam tarzında bulmuştu. Coşkulu ve duygusal bir karakteri vardı, durmuş oturmuş Goethe’nin tam tersiydi. Biri Dionysos öteki Apollon geleneğini benimsemiş, birbirlerini tamamlayan iki büyük dehaydılar. Ne yazık ki Schiller, Goethe’yle tam 10 yılık işbirliğinden sonra 46 yaşında hayata veda edecekti.

Weimar insanı sarıp sarmalayan, ağırladığı büyük sanatçılarla övünen bir kent olup Alman klasik ekolünün de gururudur. Aynı zamanda da Weimar, bir şehri yöneticilerin nasıl olumlu veya olumsuz şekillendirdiğine de güzel bir örnek teşkil etmektedir.

Bir belgede adı ilk kez 899 yılında geçmiş olan bu şehir, 1547 yılında Saxe-Weimar Dükalığı’nın başkenti olmuştur. Alman dilinin en önemli konseyi 17. yüzyılda burada kurulmuştur.

1708 yılında buraya gelip 1717 yılına kadar kalan Johann Sebastian Bach, saray orkestrasında kemancı, orgcu ve şef olarak çalışmıştır.

Şehrin bir kültür merkezi olarak parlamaya başlaması, 1759’da Prusya Kralı II. Friedrich’in yeğeni Düşes Anna Amalia’nın başa geçmesiyle olmuştur. Düşes, veliaht Carl August’un eğitimi için Christoph Martin Wieland’ı Weimar’a davet etmiştir.

1755’te yönetimi devralan Carl August zamanında Weimar, Avrupa’nın edebiyat ve tüm kültürel alanlardaki merkezi haline gelmiş; Dük’ün göreve geldiği sene Goethe, aldığı davet üzerine Weimar’a yerleşmiştir.

1776 yılında, meşhur  filozof ve Oryantalist  Johann Gottfried Herder, Weimar kilisesinin başına atanmıştır. Nüfusu sadece 6.000 kişi olan şehirde, ileride de çok önem taşıyacak bir yayınevi kurulmuştur.

1787-1789 seneleri arasında  Weimar’da yaşamış olan Friedrich Schiller 1799’da tekrar Weimar’a yerleşmiştir. 1815 yılında Viyana Kongresi’nde Sachsen-Weimar-Eisenach, Büyük Dükalık olmuştur. Carl August yönetimini anayasaya bağlayan ilk düklerden birisidir.

1842’de bir şeref ünvanı  verilen Franz Liszt 1848 yılında tüm müzik işlerinin başına atanarak Weimar’a taşınmış ve 1861 yılına kadar burada çalışmış. 1869’dan ölünceye kadar da yazlarını burada geçirmiştir.

1853 yılında yönetime gelen Büyük Dük Carl Alexander da kültürel konulara destek vermeye devam etmiş; onun döneminde Weimar, ‘’Gümüş Dönemi’’ni yaşamıştır.

1857’de Goethe ve Schiller’in heykelinin açılışı yapıldığında şehrin nüfüsu 15.000 kişiye çıkmıştır.

1910 yılında Sanat Akademisi yapılan Dükalığın sanat okulu 1860 yılında açılmıştır. 1872 yılında Dükalığın müzik okulu açılmış, burası 1930’da konservatuar olmuştur.

1885’te Goethe Ulusal Müzesi, Goethe ve Schiller arşivi açılmıştır, böylelikle Goethe Kurumu oluşmuştur.

1897 yılında artık çok hasta olan Friedrich Nietzsche Weimar’a getirilmiş ve 1900’de ölünceye kadar burada, kızkardeşinin evinde yaşamıştır. Bu ev günümüzde Nietzsche Arşivi olarak halka açılmıştır.

Belçikalı mimar ve ressam Henry Van de Velde aldığı resmi davet üzerine 1902 yılında Weimar’a gelmiş, burada başlattığı seminerler 1908’de sanat okuluna dönüşmüştür.

1903 yılında Harry Graf Kessler, Weimar’a, Sanat Müzesi’nin başına fahri yönetici olarak çağrılmış, aynı sene, Weimar’da Alman Sanatçılar Birliğini kurmuş ve dönemin sanatçıları için iyi bir imkân yaratmıştır. 1906 yılında Rodin’in nü eserlerini sergilediği için mevkiini kaybetmiş ama Weimar’da yaşamaya devam etmiştir. 1913 yılında Cranach-press’i kurarak Weimar’ı modern sanat için 1931’e kadar  önemli bir merkez haline getirmiştir.

Birinci Dünya Savaşı öncesi başlayan milliyetçi akımın yükselmesi Van de Velde gibi bir yabancının barınmasını imkânsız hale getirmiş, açtığı sanat okulunu 1915 yılında kapatmak ve çok emek verdiği şehirden 1917’de ayrılmak zorunda kalmıştır.

1918 Kasım Devrimi ve Dükalığın lağvedilmesi ile şehrin tarihinde yeni bir dönem başlamıştır. Weimar, yeni Almanya’ya, resmi olmadığı halde genel kabul gören adını vermiştir: Weimar Cumhuriyeti. Alman İmparatorluğu, – ülkenin adı halen böyle anılıyordu- Weimar İmparatorluğu sırasında (1919-1933) başkanlık ve parlamenter yönetim sistemlerinin karışımından oluşan demokratik bir federal devletti.  Batı örneğine uygun ilk Alman demokrasisi,  totaliter diktatörlüğe yol açan nasyonal sosyalistlerin iktidara gelmesiyle sona erdi.

1919 yılında Walter Gropius tarafından yönetilen Staatliches Bauhaus kuruldu. Lyonel Feininger, Paul Klee ve Wassily Kandinsky gibi sanatçılar bu oluşuma katıldı. Bauhaus 1925 yılında Weimar’daki faaliyetine son vermek zorunda bırakıldı.

1920’de yeni idari düzenlemeye göre Weimar Thuringia’nın başşehri oldu. Şehrin nüfusu 40.000 kişiye ulaşmıştı.

1937’de Weimar yakınlarında Buchenwald toplama kampı kuruldu. Nazi yönetim birimi Gau’dan mülhem Gauforum inşaatları başlatılarak masif beton binalar ile şehrin mimarisi bozulmaya başladı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında maruz kaldığı bombalamalar ile şehrin pek çok klasik dönem binası tahrip oldu. Bunlardan biri olan Goethe’nin evi 1949’da restore edildi ve Alman Ulusal Tiyatrosu’nda Thomas Mann, Goethe hakkında bir konuşma yaptı.

Thomas Mann, 1955 yılında, aynı yerde, Schiller’in ölümünün 150. yılında bir konferans verdi.

1958’de Buchenwald anıtının resmi açılışı yapıldı.

1990 yılında  Weimar Sanat Festivali başlatıldı.

1996’da İnşaat ve Mimari Akademisi’nin adı Bauhaus Üniversitesi olarak değiştirildi ve programına dizayn ve medya eklendi.

1999 yılında Weimar Avrupa Kültür Başkenti seçildi.

Kaynak : Weimar, Siegfried Seifert, Edition Leipzig

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.