21. Yüzyıl İçin 21 Ders’ten 21 tespit

Yuval Noah Harari’nin. 21. Yüzyıl İçin 21 Ders kitabı içinde yaşadığımız çılgın çağla başa çıkmak için bazı temel sorunları tartışmaya açan ve insanoğlunun yabancılaşmasının ulaştığı son noktaları bize işaret eden eşsiz bir kitap. Bu ses getiren kitaptan 21 alıntıyı Academilist okurları için derledik:

  1. Demokrasi Abraham Lincoln’ın, “Tüm insanları bir süre kandırabilirsiniz, birtakım insanları sürekli kandırabilirsiniz ama tüm insanları sürekli kandıramazsınız,” prensibi üzerine kuruludur. Bir hükümet yozlaşmış ve insanların hayatını iyileştirmekten acizse, eninde sonunda yeterli sayıda vatandaş durumu idrak eder ve bu hükümetin yerine başkasını getirir. Ancak hükümetin medya üzerindeki kontrolü Lincoln’ın mantığını boşa çıkarır çünkü bu durum vatandaşların hakikatin farkına varmasını engeller. Medyayı tekeline alan oligarşi tüm başarısızlıklarını tekrar tekrar başkalarının üzerine atıp dikkati hayali ya da gerçekdışı mihraklar üzerine çeker. Böyle bir oligarşide yaşadığımızda öncelik, sağlık hizmetleri ve çevre kirliliği gibi sıkıcı konular değil her daim patlak veren şu veya bu krizdir. Millet dış saldırılara ya da şeytani darbelere maruzken, dolup taşan hastaneleri ve kirli dereleri kim kafaya takar? Yozlaşmış bir oligarşi dur durak bilmeyen kriz selini bahane ederek egemenlik süresini dilediğince uzatabilir.
  2. Referandum ve seçimler her zaman insanların duygularıyla ilişkilidir, mantıklarıyla değil. Demokrasi mantıklı tercihler yapmaya ilişkin bir mesele olsaydı, herkese eşit oy hakkı tanımanın hatta belki de herhangi bir oy hakkı tanımanın hiçbir mantıklı gerekçesi olmazdı.
  3. Dünya giderek daha da karmaşıklaşıyor ve insanlar ne olup bittiği hakkında ne kadar cahil olduklarını algılayamıyorlar. Bunun sonucunda meteoroloji ya da biyoloji hakkında neredeyse hiçbir şey bilmeyen biri, kalkıp iklim değişikliği ve genetiğiyle oynanmış ekinler hakkında siyasi önerilerde bulunabiliyor; haritada Irak ya da Ukrayna’nın yerini gösteremeyecek insanlar, bu ülkelerde ne yapılması gerektiği konusunda son derece kesin görüşlere sahip olabiliyorlar. İnsanlar cehaletlerinin ayırdına pek varmazlar çünkü kendilerini, benzer düşünen arkadaşlar ve düşündüklerini olumlayan haberlerden oluşan bir yankı odasına kapatırlar ve odada inançları durmadan desteklenirken neredeyse hiç sorgulanmaz.
  4. “Hayattan beklentiniz belliyse, teknolojinin o şeyi elde etmenize yardımı dokunur. Ama hayattan ne beklediğinizi bilmiyorsanız, teknolojinin amaçlarınızı şekillendirmesi ve hayatınızın kontrolünü ele geçirmesi çok kolaydır. Özellikle de teknoloji insanları daha iyi anladıkça, o size hizmet edeceğine siz ona hizmet eder hale gelirsiniz hızla. Suratları akıllı telefonlarına yapışmış şekilde sokaklarda dolaşan zombileri gördünüz mü? Sizce onlar mı teknolojiyi kontrol ediyor, yoksa teknoloji mi onları?”
  5. Hem Facebook hem de diğer çevrimiçi devler insanları on parmak, bir ekran ve bir kredi kartına bağlı bir çift göz ve bir çift kulaktan oluşan görsel – işitsel (odyovizüel) hayvanlar şeklinde algılıyor. İnsanlığı bir araya getirmek için atılacak en önemli adımlardan biri, insanların bedenleri olduğunu kavramak.
  6. Televizyon kelimesi Yunancada “uzak” anlamına gelen “tele” kelimesiyle Latincede görmek anlamına gelen “visio” kelimelerinden geliyor. Aslen bir şeyi uzaktan görmemize yarayan bir alet olarak düşünülmüş. Ama bir süre sonra uzaktan görülmemizi de sağlayabilir. George Orwell’in Bin Dokuz Yüz Seksen Dört kitabında öngördüğu gibi biz televizyon izlerken televizyon da bizi izleyecek.
  7. İnsanlar tarihteki en iyi sağlık hizmetini alacaklar ama muhtemelen tam da bu nedenle sürekli hasta olacaklar.
  8. Artık bilgiyi aramıyoruz; Google’lıyoruz. Ve cevaplar için Google’a gitgide daha çok bel bağladığımızdan kendi kendimize bilgi edinme yetimiz azalıyor. “Hakikat” şimdiden, Google aramalarında en üstte çıkan sonuçlarla belirleniyor.
  9. Homo sapiens tatmin olmak için yaratılmamış. İnsanların mutluluğu nesnel koşullardan ziyade beklentilerine bağlı. Beklentiler ise koşullara göre şekillenme eğiliminde; buna başka insanların koşulları da dahil. İşler düzelince beklentiler de kabarıyor ve koşullar ciddi ölçüde düzelse bile memnuniyetsizliğimiz aynı şekilde devam edebiliyor.
  10. “Sık sık bir sürü insanın bir filmi şaheser diye övdüğünü duyar, kendimizi filmi izlemeye mecbur hisseder ve yarısında uyuyakalsak da kültürsüz görünmek istemediğimizden herkese ne kadar muhteşem olduğunu söyleriz.”
  11. Günümüzde insanlar en değerli varlıklarını yani kişisel verilerini ücretsiz elektronik posta hizmetleri ve komik kedi videoları karşılığında teslim etmekten son derece memnun.
  12. “Yaşlı bir bilgeye hayatın anlamı hakkında ne bildiği sorulmuş. “Valla” demiş adam, “bu dünyaya başka insanlara yardım etmek için geldiğimi öğrendim. Henüz çözemediğim şey diğer insanların neden burada olduğu.”
  13. “Dünya giderek daha da karmaşıklaşıyor ve insanlar ne olup bittiği hakkında ne kadar cahil olduklarını algılayamıyorlar.”
  14. Büyük ihtimalle insan ömrü uzayıp doğum sayısı azaldıkça yaşlı bakımı insan emeği piyasasının hızla büyüyen sektörlerinden biri haline gelecek.
  15. 1918’de savaştan galip ayrılan Britanya ve Fransa özgürlük söylevleri verirken dünyanın dört bir yanına yayılmış imparatorluklarındaki tebaaları akıllarına gelmiyordu bile. Mesela Hindistan’daki özerklik taleplerine 1919’da Amritsar katliamı ile karşılık verilmiş ve yüzlerce silahsız gösterici İngiliz ordusu tarafından katledilmişti.
  16. “Diyelim ki sevgilinizle kavga ettiniz. Ses sisteminden sorumlu algoritma hemen içinizde kopan duygu fırtınasını algılayıp kişiliğiniz ve genel insan psikolojisi hakkında bildikleri doğrultusunda, üzüntünüze denk düşecek ve sıkıntınızı yansıtacak şarkılar çalmaya başlayacak… “
  17. Sessizlik tarafsızlık anlamına gelmez; sessizlik statükoya arka çıkar.
  18. Şimdiden en zengin yüzde 1’lik grup dünya servetinin yarısını elinde tutuyor.Daha da tedirgin edici olanı,en zengin yüz kişinin servetinin en yoksul dört milyar insanın toplam servetinden çok olması.
  19. Teknolojik devrim kısa süre içinde milyarlarca insanı iş dünyasının dışına atıp mevcut hiçbir ideolojinin nasıl başa çıkılacağını bilmediği, ani toplumsal ve siyasi değişimlere sebep verecek genişlikte işlevsiz bir kitle oluşmasına yol açabilir.
  20. Gerçekten hakikatin peşindeyseniz , gücün kara deliğinden kaçmanız ve kenarda köşede dolanıp bir sürü vakit harcamaya razı gelmeniz gerekir.
  21. Bilgisayarların “hacklendiği” bir çağda yaşadığımızı duymuşsunuzdur ama bu gerçeğin olsa olsa küçük bir kısmı. Aslında insanların “hacklendiği” bir çağda yaşıyoruz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.